Meryem مريم
24. Ayet
فَنَادٰيهَا مِنْ تَحْتِهَٓا اَلَّا تَحْزَن۪ي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا
(Biri) altından ona seslenmiş ve demişti ki: “Üzülme! Rabbin altında bir ırmak kıldı.”
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
24- Altından (bir ses) ona seslendi: "Hüzne kapılma, Rabbin senin alt (yan) ında bir ark kılmıştır." AÇIKLAMA 14. Meryem'in kendini ibadete adadığı yer Mabed'in doğudaki odalarından biriydi ve adet olduğu üzere kendisini diğer insanlardan gizlemek için bir perde asmıştı. Burası bazı insanların kabul ettiği Nasıra olamaz, çünkü Nasıra Kudüs'ün kuzeyindedir. 15. "Öyledir" sözü an: 6'da ifade edildiği gibi çok önemlidir. Bunun anlamı şudur: "Rabbinin dilediği gibi senin tertemiz bir oğlun olacak, hiçbir insan sana dokunmamış olduğu halde." Yukarıda 9. ayette geçtiği gibi Zekeriyya'ya (a.s) da aynı cevap verilmiştir. Bu sözü: "Evet öyle olacak, sana bir erkek dokunacak ve senin bir oğlun olacak", diye tefsir etmek sadece anlamı saptırmaktır. Çünkü eğer bu: "Senin de diğer kadınlar gibi bir oğlun olacak demek olsaydı hemen sonraki: "Rabbin dedi ki: 'O bana kolaydır onu insanlara bir ayet yapacağız'", sözleri anlamsız olurdu. Eğer onun doğumu sıradan, herhangi bir çocuğun doğumu gibi olsaydı, şu sözlere gerek kalmazdı. "Bu kolaydır ve bu insanlar için bir ayet (mucize) olacak. Böyle olacak, çünkü o beşikte iken konuşacak." 16. Meryem çocuğa hamile kaldığında mabedden ayrıldı ve insanların kötü sözlerinden kaçmak için uzak bir yere (Bethlehem) gitti. Halk ona şöyle diyebilirdi: "Şerefli Harun ailesinden şu bakire kıza bakın! Bir çocuk bekliyor, kendisini ibadete adadığı Mabedde hamile kalmış!" Bu nedenle Meryem bir müddet hamileliğinin ayıbını gizlemeyi başardı, fakat bu bile İsa'nın (a.s) babasız doğduğunun bir delilidir. Çünkü eğer Meryem evlenmiş olsa ve bir kocaya sahip olsaydı, ailesinin evinden ayrılıp doğum için uzak bir yeri seçmezdi. 17. "Keşke..." sözleri o sırada Meryem'in içinde bulunduğu şiddetli tedirginliği ifade etmektedir. O, bu sözleri doğum sancısı nedeniyle değil, çocuğu halkından nasıl gizleyeceği düşüncesinin verdiği üzüntüden sarfetmiştir. Meleğin "Üzülme" demesi onun bu sözleri neden sarfettiğini açıklamaktadır. Evli bir kadın ilk çocuğunu doğururken sancıdan kıvranır, fakat hiçbir zaman üzgün ve hüzünlü olmaz.