Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Muddessir 28
Muddessir 30
Muddessir Suresine Dön

Muddessir المدثر

29. Ayet
29Muddessir
لَوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِۚ
Cildi kavurup (değiştirir).

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

29- Beşere delicesine susamıştır.(16) AÇIKLAMA 12. Velid bin Muğire'nin on-oniki oğlu vardı. Onlardan biri olan Halid bin Velid tarihte en meşhur olanıdır. Bunlar için "Şuhud" kelimesi kullanılmaktadır. Bunun birkaç değişik manası olabilir. Birisi: "Onların kendi geçimlerini temin için çalışmaya ya da sefer etmeye ihtiyaçları yoktur. Çünkü onların varlıkları yüzünden evlerinde herşey vardı. Bu yüzden bunlar her zaman babalarının yanında yardım için dururlardı." İkinci bir anlam: "Oğullarının hepsi şöhretli ve nüfuzlu kişilerdi ve babalarıyla beraber toplantılara iştirak ediyorlardı." Üçüncüsü: "Bunların her konuda şehadetleri kabul görür, itimat edilirdi" şeklinde olabilir. 13. "Onun hırsı hala gitmemişti." Bunun bir manası şu olabilir. Yani o kadar çok varlık sahibi iken bile hala kendisine daha başka nimetlerin de ikram edileceğini umuyordu. İkinci manası -ki Hasan Basri ve diğer büyüklere göre böyledir- "Eğer Muhammed'in dediği gerçekse ve ölümden sonra bir hayat olacaksa ve orada bir cennet hayatı sözkonusu ise, o cennet de benim için olacak" diyordu. 14. Bu, kafirlerin yukarıda değinilen toplantısındaki hadisenin zikridir. Bunun tafsilatını giriş bölümünde aktarmıştık. Orada açıkça belliydi ki Velid bin Muğire, Kur'an'ın ilahi bir kelam olduğuna kalben kani idi. Fakat toplum içerisindeki itibarını kaybetmemek için iman etmemiştir. O, toplantıda kafirlerin Allah Rasulü'ne yakıştırmak istediği iddiaları reddetmişti. Ne zaman ondan, kendisinin Hz. Muhammed'in (s.a) onunla tanınacağı bir yakıştırmada bulunması istenildiğinde kendi içinde çelişkiye düşmüş ve bir anlık kafa karışıklığından sonra bu ithamı ileri sürmüştü. İşte burada bu mantalitenin yapısı gözler önüne serilmektedir. 15. Bunun iki anlamı olabilir. Birincisi şudur: "Yani herhangi bir kimse onun içine düştüğünde kül olacak, bununla kurtulamayacak ve daha sonra yeniden diriltilip tekrar yakılacaktır." Aynı husus başka yerde "... orada o ne ölür ne de dirilir" (A'la 13) şeklinde beyan edilmiştir. İkinci anlam da şudur: "O azabı hak etmiş olanlardan kimse bir yere kaçamayacak ve hepsi azabı göreceklerdir." 16. Bedende ne varsa yanacaktır, denildikten sonra, yanısıra derinin de ateşin şiddetinden döküleceği söyleniyor. Görünüşte bu ifade lüzumsuz gibi gözükmektedir, ama azabın bu şeklini ayrıca vurgulamanın sebebi, insanın görünüşünün en bariz hususiyetinin onun yüzündeki ve bedenindeki derisi olduğu içindir. Onun üzerinde oluşacak en ufak bir lekeden bile utanç duyar. İç organlarında olabilecek bir eksiklik ya da kusurdan cildinde olan kadar üzüntü duymaz. Çünkü bunu görerek diğer insanlar da ondan iğrenecek ve toplumsal konumu değişecektir. İşte bu yüzden, "Bu dünyada onlarla kibirlenip durduğunuz bu güzel çehreler ve şahane cesetler eğer Allah'ın ayetlerine karşı inatla muhalefete devam ederseniz -Velid bin Muğire gibi- o zaman bunların derileri yakılacak ve sonunda kapkara bir kömüre döneceklerdir," buyurulmaktadır.
Önceki AyetMuddessir 28
Sonraki AyetMuddessir 30
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Muddessir 28Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Muddessir 30