Muhammed محمد
29. Ayet
اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَنْ لَنْ يُخْرِجَ اللّٰهُ اَضْغَانَهُمْ
Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah’ın kinlerini/düşmanlıklarını açığa çıkarmayacağını mı zannettiler?
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
29- Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, kendi kinlerini Allah'ın hiç çıkarmayacağını mı sandılar? AÇIKLAMA 35. Yani, ya bu insanlar Kur'an'ı dikkatle okuyup anlamamaktadırlar veya anlamaya çalışmalarına rağmen onun emirleri, anlamları ve amaçları kalplerine yerleşmemiştir. Çünkü kalplerine kilit vurulmuştur. "Kalplerine kilit vurulmuştur" sözünün anlamı, hak ve hakikati tanımayan kalplere mahsus kilitler vurulmuştur demektir. 36. Yani, iman ettiklerini söyledikleri ve müslümanlar topluluğu içinde bulundukları halde içten içe İslam düşmanlarıyla görüşüp anlaşarak onlara, bazı konularda beraber olacaklarına, kendilerine uyacaklarına dair sözler veriyorlardı. 37. Onlar, çıkarlarını korumak ve İslam ile küfür arasındaki savaşın tehlikelerinden korunmak için böyle bir tutumu benimsediler. Fakat öldükten sonra Allah'ın elinden kurtulup nereye kaçacaklar? Hiçbir tedbirleri, ölüm anında meleklerin kendilerine vurup çarpmasından koruyamayacaktır. Bu ayet de kabir azabını açıklayan ayetlerdendir. Daha ölüm anında, kafir ve münafıklar için azabın başladığını bu ayetten açıkca öğrenmekteyiz. Bu azab, onların kıyamet günü hesaba çekildikten sonra görecekleri cezadan başka bir cezadır. (Geniş bilgi için bkz. Nisa: 97, En'am: 93, 94, Enfal: 50, Nahl: 28-32, Mü'minun: 99-100, Yasin: 26-27 ve an: 22-23, Mümin: 46 ve an: 63.) 38. "İşler" ile anlatılmak istenen, müslüman olarak yapılan bütün amellerdir. Onların namazları, oruçları, zekatları, yani görünüş itibariyle hayırlı amellerden sayılan bütün iyilikleri, müslüman olsalar bile Allah'a, O'nun dinine ve İslam toplumuna karşı samimi ve vefakâr bir tutum izlemedikleri için boşa gitmiştir. Müslümanlara ve İslam'a vefa göstermek şöyle dursun, dünyevi menfaatleri için din düşmanları ile gizli anlaşmalar yapmışlar, Allah yolunda cihad zamanı geldiğinde ise kendilerini tehlikeden kurtarma derdine düşmüşlerdir. Bu ayetler, İslam-Küfür savaşında İslam ve müslümanlarla ilgilenmeyen veya küfür ve kafirlerin peşinden giden kişinin inancının değersiz olduğunu apaçık bir biçimde ortaya seriyor. Bu durumda onların herhangi bir amelinin Allah katında makbul olabileceği düşünülemez.