Mu'min (Ğafir) غافر
10. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ اللّٰهِ اَكْبَرُ مِنْ مَقْتِكُمْ اَنْفُسَكُمْ اِذْ تُدْعَوْنَ اِلَى الْا۪يمَانِ فَتَكْفُرُونَ
Kâfirlere de şöyle seslenilir: “Allah’ın (size olan) öfkesi, (cehennemi hak ettiğinizden dolayı) nefislerinize olan öfkenizden çok daha büyüktür. Çünkü siz, iman etmeye davet edildiğinizde inkâr ediyordunuz.”
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
10- Şüphesiz küfredenlere de (şöyle) seslenilir: "Allah'ın elbette gazablanması, sizin kendi nefislerinize gazablanmanızdan daha büyüktür. Çünkü siz, imana çağırıldığınız zaman küfrediyordunuz.(14) AÇIKLAMA 12. "Seyyiat" kelimesinin üç anlamı vardır ve burada üçü de kastolunmuştur. Birincisi, yanlış akide, kötü ahlâk ve amel; ikincisi, dalâlet ve kötü amellerin vebali; üçüncüsü, dünyada, berzah aleminde ve kıyamet günündeki afetler, musibetler ve eziyetler. Meleklerin duası, "Allah, müminleri hepsinden de korusun" şeklindedir. 13. Kıyamet günündeki "kötülük" ile kıyamet gününün dehşeti kastediliyor. Suçlular, gölgeden ve her türlü rahatlıktan mahrumiyet, sorgulamanın şiddeti, herkesin önünde hayat boyunca işlenen kötü amellerin teşhiri, bu teşhirden doğan mahcubiyet ve diğer tüm zorluk ve rezaletler gibi şeylerle karşı karşıya geleceklerdir. 14. Yani, kafirler: Şirk, Allah'ı ve ahireti kökten inkar, peygamberlere karşı koymak gibi suçlarından ötürü, kıyamet gününde görecekleri muameleden dolayı kızacak ve melekler onlara: "Bugün kızıyorsunuz, ama peygamberler ve salih kullar sizleri hakka davet ettiğinde, onlara karşı çıkmış ve Allah o zaman, bugün kızdığınızdan daha fazla sizlere kızmıştı." diyeceklerdir.