Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Mu'min (Ğafir) 13
Mu'min (Ğafir) 15
Mu'min (Ğafir) Suresine Dön

Mu'min (Ğafir) غافر

14. Ayet
14Mu'min (Ğafir)
فَادْعُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ
Kâfirler hoş görmese de dini O’na halis kılarak Allah’a dua edin.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

14- Öyleyse, dini yalnızca O'na halis kılanlar (22) olarak Allah'a dua (kulluk) edin; kâfirler hoş görmese de. AÇIKLAMA 15. "İki kez ölmek ve iki kez dirilmek" ifadesi daha önce Bakara Suresi'nin 28. ayetinde de geçmişti: "Allah'ı nasıl inkar edersiniz ki, siz ölüler idiniz. O sizi diriltti. Yine öldürecek, yine diriltecek, sonra O'na döndürüleceksiniz." Kafirler ilk üç safhayı, onları apaçık müşahede edebildikleri için inkar edemezlerdi. Ancak son safhayı görmedikleri ve sadece Hz. Peygamber (s.a) haber verdiği için inkar ediyorlardı. Fakat kıyamet günü dördüncü safhayı da müşahede edecek ve "Bize bunun hakkında haber verilmişti" diyerek kabul edecekler. 16. Yani, biz ölümden sonraki hayatı inkar ederek çok büyük bir hata yaptığımızı ve bu düşünce dolayısıyla ömrümüzü günahla doldurduğumuzu kabul ediyoruz. 17. Yani, günahlarımızı böylece itiraf ettikten sonra, bu azabdan kurtulabilmenin bir yolu var mıdır? 18. Yani, şimdi karar vermek, dünyada iken hükümranlığını kabul etmediğiniz Allah'ın elindedir. İbadet ettiğiniz sahte ilahların, bugün hiçbir yetkisi yoktur. (Bu hususu daha iyi kavrayabilmek için bkz. Zümer: 45 ve an: 64) Bu cümleden "Şimdi sizlerin azabtan kurtulabilmenizin hiçbir yolu yoktur. Çünkü sizler dünyadayken ahireti inkar etmekle kalmadınız, aynı zamanda Allah'ın yaratıcılığını ve öğreticiliğini noksan sanarak O'na ortaklar koştunuz." anlamı çıkmaktadır. 19. "Ayetler", onları görmek suretiyle her akıl sahibinin, bu kainatın bir yaratıcısı olduğunu idrak etmesine ve Allah'ın varlığını anlayabilmesine yarayan işaretlerdir. 20. "Rızık" kelimesi "yağmur" anlamında kullanılmıştır. Çünkü rızkın tüm çeşitleri yağmur vasıtasıyla elde edilir. Allah Teâlâ sayısız işaretlerden sadece birini ileri sürerek şöyle buyurur: "Bu tek bir işaret üzerinde düşündüğünüz takdirde bile, kendi kendinize, Kur'an'ın kainatı tasavvur ediş biçiminin doğru olduğu sonucuna varacaksınız. Çünkü bu muazzam nizam, kendisini ancak bir tek zat, yani tüm mahlukatı, su, hava, güneş, sıcak ve soğuk herşeyi yaratan, Alemlerin Rabbi Allah idare ettiği takdirde kaim olabilir. Bu nizamın milyonlarca seneden beri hiç şaşmadan devam edegelmesi, ancak ezeli ve ebedi olan Allah'ın hikmeti mucibince mümkün olmaktadır. O Allah ki, yeryüzünde insanları, hayvanları ve bitkileri yaratmış ve gerek duydukları herşeyi (su vs.) onların ihtiyacına göre meydana getirmiştir. Bir kimse bu hayret verici nizamı görmesine rağmen, yine de Allah'ı inkar eder ve O'na ortaklar koşarsa, ondan daha zalim biri olur mu?" 21. Yani, bir kimse hakikati gözleriyle de görse, sırf gaflet ve taassubu yüzünden ders almayabilir. Böyle insanlar, tıpkı hayvanlar gibi, gözleriyle rüzgarların estiğini, bulutların yüzdüğünü, şimşeklerin çaktığını, yağmurların yağdığını görür ama tüm bunları yaratanın kim olduğunu ve sorumluluklarının niteliğini düşünmezler. 22. Dini yalnız Allah'a halis kılın. (İzah için bkz. Zümer an: 3)
Önceki AyetMu'min (Ğafir) 13
Sonraki AyetMu'min (Ğafir) 15
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Mu'min (Ğafir) 13Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Mu'min (Ğafir) 15