Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Mu'min (Ğafir) 34
Mu'min (Ğafir) 36
Mu'min (Ğafir) Suresine Dön

Mu'min (Ğafir) غافر

35. Ayet
35Mu'min (Ğafir)
اَلَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۜ كَبُرَ مَقْتًا عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ قَلْبِ مُتَكَبِّرٍ جَبَّارٍ
Onlar ki kendilerine gelmiş hiçbir delil olmamasına rağmen, Allah’ın ayetleri hakkında tartışanlardır. Allah katında ve iman edenlerin katında (bu yaptıklarına yönelik) öfke büyüktür. İşte Allah, kibirli zorba olanın kalbini böyle mühürler.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

35- "Ki onlar, Allah'ın ayetleri konusunda kendilerine gelmiş bir delil(53) bulunmaksızın mücadele edip dururlar. (Bu,) Allah katında da, iman edenler katında da büyük bir öfke (sebebi) dir. İşte Allah, her mütekebbir zorbanın kalbini böyle damgalar."(54) AÇIKLAMA 50. Yani, Allah kullarına azab göndermeyi ve onları helak etmeyi istemez. Fakat onlar haddi aşarak azabı hakettikleri takdirde, artık azabın gelmesi, adaletin yerini bulması demektir. 51. Yani, sizlerin dalâlet ve inadınızın durumu tıpkı şöyledir: Hz. Musa'dan (a.s) önce Hz. Yusuf'un (a.s) peygamber olarak gönderildiğini ve onun yüce bir ahlâka sahip olduğunu kabul ediyorsunuz. Yine o dönemdeki Firavun'un rüyasını doğru bir şekilde tabir etmek suretiyle, onları yedi yıl süren bir kıtlıktan kurtardığını da biliyorsunuz. Ayrıca tüm kavminiz Hz. Yusuf'un yönetiminin bereketli ve adil olduğuna ve Mısır'ın öyle bir dönem görmediğine bizzat şahittir. Buna rağmen sizler yine de ona iman etmediniz ama ölümünden sonra onu hâlâ takdirle yad ediyor, hatta ondan bu yana "Allah bir peygamber göndermemiştir" diyecek kadar onun üstün meziyetlerini övüyorsunuz. Sonra da bu bahaneyle, gönderilen peygamberleri reddediyorsunuz. Kısaca sizler hidayeti kabul etmek istemiyorsunuz. 52. Burada, Allah'ın, mü'min şahsın sözlerine kendi sözlerini eklediği anlaşılmaktadır. 53. Yani, Allah şu üç özelliği taşıyan kimseleri dalâlette bırakır. 1) Kişi amelleri dolayısıyla o kadar fısk ve fücûra dalmıştır ki artık onlardan hoşlanmaya başlar. 2) Doğru yolu ve islah olmayı kabul etmediği gibi, peygamberlerin getirdiği mesaja ve apaçık ayetlere şüpheyle bakar. Ayrıca tevhid ve ahiret hakkında öne sürülen tüm delilleri kabul etmekten kaçınır. 3) Allah'ın kitabının ayetlerine akla ve mantığa uymayan gereksiz itirazlarda bulunarak, Allah'ın vahyettiği mesajı inatla inkar eder. Bu, onun elinde bir delil olduğu için değil, zihinsel olarak yozlaşmasının bir sonucudur. İşte Allah, bu üç özelliğe sahip olanları dalâletin kucağına atar ve artık hiçkimse onları kurtaramaz. 54. Yani, Allah hiç kimsenin kalbini haksız yere mühürlemez. O, ancak mütekebbir ve cebbar olanların kalbini mühürler. Tekebbür ile, insanı Hakka teslim olmaktan alıkoyan sahte bir büyüklük duygusu, cebbarlık ile de, Allah'ın kullarına zulmetmek, yani İslâm'ın yasakladığı zulmü irtikab etmek suretiyle Hak'dan kaçmak ve halka zulmetmek kastediliyor.
Önceki AyetMu'min (Ğafir) 34
Sonraki AyetMu'min (Ğafir) 36
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Mu'min (Ğafir) 34Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Mu'min (Ğafir) 36