Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Mumtehine 3
Mumtehine 5
Mumtehine Suresine Dön

Mumtehine الممتحنة

4. Ayet
4Mumtehine
قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُۚ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءٰٓؤُ۬ا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۘ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَٓاءُ اَبَدًا حَتّٰى تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَحْدَهُٓ اِلَّا قَوْلَ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ لَاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَٓا اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ رَبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ
Sizin için İbrâhîm’de ve onunla birlikte olan (müminlerde/resûllerde) güzel bir örneklik vardır. Hani onlar, kavimlerine demişlerdi ki: “Biz, sizden ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerinizden berîyiz/uzağız. Sizi tekfir ettik (üzerinde bulunduğunuz yolu ve sizi reddettik). Bizimle sizin aranızda, tek olan Allah’a iman edinceye kadar, ebedî bir düşmanlık ve ebedî bir kin baş göstermiştir.” İbrâhîm’in babasına söylediği, “Senin için Allah’tan bağışlanma dileyeceğim. (Ama) Allah’a karşı sana hiçbir faydam olmaz.” sözü müstesna. Rabbimiz! Yalnızca sana tevekkül ettik, yalnızca sana yöneldik ve dönüşümüz de yalnızca sanadır.
Dipnot

Ayet-i kerime, her müminin uymak zorunda olduğu (16/Nahl, 123), yüz çevirenin sefih/kıt akıllı kabul edildiği (2/Bakara, 130), yolların en mustakimi olan, İbrahim’in (as) yolunu ve milletini tefsir etmektedir. İbrahim’in yolu:

a. Müşriklerden berî olmaktır. Çünkü şirki var eden ve onu fiiliyata döken müşriktir.

b. Allah’ın dışında ibadet ettikleri putlardan ve tağutlardan berî olmaktır. Ki “berî olmak” o fiili yapmamak ve fiilin sahibine bilinçli, imani bir tavır göstermeyi ifade eder.

c. Şirk ehlini tanımamak, reddetmek ve onların küfrüne hükmetmektir.

d. Dini Allah’a halis kılarak, ortak koşmaksızın, bir olan Allah’a iman edinceye dek kâfirlere düşmanlık etmek ve kin beslemektir.

İşte bu, Allah’a ve Resûl’üne savaş açmış, cehennem kapısında oturmuş, bizdenmiş gibi konuşarak bizi aldatan, Kitab’ı dillerine dolayan, ama onu az bir paha karşılığında satanların el birliği ve itinayla gizlemeye çalıştıkları İbrahim’in milletidir.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

4- İbrahim ve onunla birlikte olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kendi kavimlerine demişlerdi ki: "Biz, sizlerden ve Allah'ın dışında tapmakta olduklarınızdan gerçekten uzağız. Sizi (artık) tanımayıp-inkâr ettik. (6) Sizinle aramızda, siz Allah'a bir olarak iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve bir kin baş göstermiştir." Ancak İbrahim'in babasına: "Sana bağışlanma dileyeceğim, ama Allah'tan gelecek herhangi bir şeye karşı senin için gücüm yetmez."(7) demesi hariç. "Ey Rabbimiz, biz sana tevekkül ettik ve 'içten sana yöneldik.' Dönüş sanadır." AÇIKLAMA 6. Yani, "Bizi sizin dininizi tanımıyor ve sizlerin de hak üzerinde olmadığınıza inanıyoruz" Bir kimsenin Allah'a iman etmesi, onun Tağut'u inkar etmesini gerektirir. "Kim Tağut'u inkar edip, Allah'a sığınırsa, muhakkak ki, o, kopmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah işitendir, bilendir." (Bakara: 256) 7. Diğer bir ifadeyle, Hz. İbrahim'in müşrik bir toplumla ilişkisini kestiğini ilan etmesi sizin için güzel bir örnektir. Yoksa O'nun müşrik babası için dua etmeye söz vermesi ve bizzat dua etmesi size örnek değildir. Çünkü kafirleri sevmek, müminlere yakışmaz. "Akraba bile olsalar, cehennemin halkı oldukları anlaşıldıktan sonra müşrikler için mağfiret dilemek, ne Peygamber'in, ne de müminlerin yapacağı iş değildir" (Tevbe: 113) Bu bakımdan bir Müslümanın, Hz. İbrahim de dua etmiş diyerek kafir yakınlarına Allah'tan mağfiret dilemesi caiz değildir. Bu noktada, "O halde Hz. İbrahim niçin bu işi yapmış? Veyahut O, bu iş üzerinde devam etmiş midir?" şeklinde sorular sorulabilir. Bu soruların cevabını Kur'an ayrıntılarıyla bildirmektedir. Babası, Hz. İbrahim'i evden kovaladıktan sonra, O babasına, "Selam sana! Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim" der. (Meryem: 47) Bu sözü üzerine Hz. İbrahim, babası hakkında iki kez mağfiret dilemiştir. Birincisi, "Rabbimiz! Hesabın görüleceği gün beni, anamı-babamı ve müminleri bağışla." (İbrahim: 41) . İkincisi, "Babamı da bağışla. Çünkü o sapıklardandır. Kulların diriltilecekleri gün beni utandırma" (Şuara: 86-87) Ancak, kendisi için mağfiret dilediği babasının Allah düşmanı olduğunu idrak edince, babası ile ilişkilerini kopardığını şöyle ilan etmiştir. "İbrahim'in babasına dua etmesi, sadece ona yaptığı bir vaadden ötürü idi. Fakat onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine belli olunca, ondan uzak durdu. Gerçekten İbrahim, çok içli ve yumuşak huylu idi." (Tevbe: 114) Bu ayetlerden açıkça, Peygamberlerin ancak sonuna kadar devam eden davranışlarının örnek alınabileceği anlaşılmaktadır. Kendilerinin sonradan terkettiği veya Allah'ın yapmaktan menettiği ya da sonraki şeriatın neshettiği davranışlar örnek alınamaz. Ayrıca hiç kimsenin, "Bu bir peygamberin amelidir" diyerek, yukarda özellikleri belirtilen davranışları örnek alması doğru değildir. Yine bu noktada akla şöyle bir soru gelebilir: Yukarıda zikredilen ayette Hz. İbrahim'in sözleri iki bölümde incelenebilir. Birincisi, "Senin için Rabbimden, mağfiret dileyeceğim", İkincisi, "Fakat senin için Allah'tan gelecek hiçbir şeyi önlemeye gücüm yetmez." Birinci bölümün niçin örnek alınmayacağı açıkça anlaşılmaktadır. Ancak ikinci bölümde sarf edilen söz haktır, doğrudur. O halde niçin örnek alınmasın? Bu soru şu şekilde cevaplanabilir: "Bir kimse başka birine söz verirken "Elimden ancak bu kadarı gelebilirdi" dediğinde, bu sözden o şahsın karşısındaki kimseyi çok sevdiği anlaşılıyor. Yani o kimse şöyle demektedir: "Elimden daha fazlası gelse yapacağım." Bu sebeple Hz. İbrahim'in yukarıdaki sözü de, Allah'tan başka hiç kimsenin mağfiret edemeyeceği ve bir peygamberin sadece mağfiret dilemekle yetinebileceği gerçeğine rağmen, aynı kapsam dahilinde alınmıştır. Nitekim Allâme Alusî'de bu hususu böyle izah etmiştir.
Önceki AyetMumtehine 3
Sonraki AyetMumtehine 5
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Mumtehine 3Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Mumtehine 5