Nisâ النساء
114. Ayet
لَا خَيْرَ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِۜ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا
Sadakayı, iyiliği ve insanların arasını düzeltmeyi teşvik etmeleri dışında aralarında yaptıkları fısıldaşmaların çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim de bu (iyiliğe teşvik işini) Allah’ın rızasını elde etmek için yaparsa ona büyük bir ecir vereceğiz.
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
114- Onların 'gizlice söyleşmelerinin' çoğunda hayır yok. Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki başka. Kim Allah'ın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir ecir vereceğiz. AÇIKLAMA 142. Yani, "Eğer onlar sana yanlış haberler vererek bu meselede seni şaşırtmayı ve kendi lehlerine hüküm vermeni başarmış olsalardı bile, sana hiçbir zarar veremezler, ancak kendilere zarar verirlerdi. Çünkü bu durumda Allah katında sen değil, onlar suçlu olurlardı." Bu çok açıktır, çünkü gerçek suçlu, kendi önüne getirilen dellillere göre hüküm veren hâkim değil, hâkimi aldatarak kendi lehinde karar vermesini sağlayan kişidir. Bunun yanısıra böyle bir kimse kendi aldatıcı metodlarıyla "Hakk'ı" kendisinin kazandığını sanabilir. Fakat gerçekte "Asıl Hakk" Allah katında "Hak" olarak kalır. (Bkz. Bakara an: 197) .