Nisâ النساء
96. Ayet
دَرَجَاتٍ مِنْهُ وَمَغْفِرَةً وَرَحْمَةًۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟
(Bu büyük ecir) Allah’tan dereceler, bağışlanma ve rahmettir. Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
96- (Onlara) Kendinden dereceler, bağışlanma ve rahmet (vermiştir.) Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. AÇIKLAMA 128. Bu ibarede, İslâm ordularının lideri, bütün müslümanları savaşa çağırmadığı ve sadece gönüllüler için cihad çağrısı yapıldığı zaman, bu çağrıya icabet esas alınarak gerçek müslümanların nasıl ayıredildiği ifade ediliyor. Malları ve canlarıyla katılanlar, iyi amellerle meşgul olsalar da geride kalanlardan daha yüksek bir dereceye sahiptirler. Bunun ötesinde onlara "büyük bir ecir" vardır. Cihada gitmeleri emredildiği halde bahaneler öne sürerek geride kalan kimseler ise -bu iki durumda cihada gitmeyip başka işlerle uğraşanlar- münafıklardır ve geride kalmaları için geçerli bir sebebi olanlar hariç" "büyük ecir" den onlara bir pay yoktur.