Sâd ص
39. Ayet
هٰذَا عَطَٓاؤُ۬نَا فَامْنُنْ اَوْ اَمْسِكْ بِغَيْرِ حِسَابٍ
“İşte bu, bizim (sana olan) vergimizdir. Artık hesapsız olarak dilediğine ver, dilediğine verme.” (dedik.)
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
39- "İşte bu, bizim vergimizdir. (Ey Süleyman) Artık sen de hesaba vurmaksızın, ver ya da tut."(39) AÇIKLAMA 37. Bu hususun izahı daha önce Enbiya Suresi'nde yapılmıştı. Enbiya Suresi'nde rüzgarlarla ilgili olarak "Er-Rîhe âsifeten" (sert düzgar) ifadesi kullanılırken, burada, "tecrîbi emrihi ruhaen" (Onun emriyle yumuşak bir şekilde akıp gider) denilmektedir. Yani, "Hz. Süleyman'ın ticarî gemi filosu, emriyle duruma göre yumuşak bir şekilde akıp gider." 38. İzah için bkz. Enbiya an: 75, Neml an: 23-28, 45-47. "Şeyatîn" ifadesi ile Hz. Süleyman'ın azgınlıkları dolayısıyla bağladığı cinnler kastedilmektedir. Fakat bu ifade onların zincirlerle bağlandığı anlamına gelmez. Onları, keyfiyetini bilemediğimiz bir şekilde, kaçamayacakları ve azgınlık yapamayacakları bir hale getirmiştir. 39. Bu ayet üç anlama da gelebilir: 1) Sana sayısız nimetler bağışladık, dilediğine verir, dilediğine vermezsin. 2) Sana ihsan ettiklerimizi dilediğine verebilirsin, senden bir hesap istemeyeceğiz. 3) Cinler senin tasarrufun altına verilmiştir. İster serbest bırak, ister bırakma, bir hesap sormayacağız.