Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Saffât 17
Saffât 19
Saffât Suresine Dön

Saffât الصافات

18. Ayet
18Saffât
قُلْ نَعَمْ وَاَنْتُمْ دَاخِرُونَۚ
De ki: “Evet, sizler boyun eğip, alçalmış olarak (diriltileceksiniz).”

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

18- De ki: "Evet, üstelik sizler boyun bükmüş kimseler olarak."(11) AÇIKLAMA 7. Bu ayetin tazammun ettiği anlamı iyice kavrayabilmek için Rasûlullah'a (s.a) peygamberlik geldiği dönemde, Araplar arasında kehanetin çok makbul olduğunu bilmek gerekir. Öyle ki o dönemde her yer adeta gaybten haber getirenler, gayb hakkında bilgi verenler ile kaynıyordu. Araplar kendi geçmiş ve gelecekleri hakkında haber veren bu kimselere inanırlardı. Bu kimseler de (kahinler) , cin ve şeytanların emirleri altında olduklarını ve kendilerine gaybten haberler getirdiklerini iddia ediyorlardı. Hz. Peygamber'e (s.a) ilk kez vahiy geldiğinde, o böyle bir atmosferde Kur'an'ın ayetlerini tebliğ etti ve bu ayetlerin kendisine, Allah tarafından ve bir melek aracılığıyla geldiğini söyledi. Bunun üzerine kafirler Hz. peygamber'e (s.a) "kahin" demeye başladırlar. Öyle ki şeytanın kahinlere haber getirdiği gibi Hz. Peygamber'e de getirdiğini, onun da bu bilgileri kendilerine vahy diye aktardığını iddia ettiler. Kur'an bu iddiaları şu şekilde cevaplamıştır. "Şeytan kesinlikle değil Mele-î A'lâ'ya yaklaşmak, Alem-i Bâlâ'ya bile giremez. Şayet şeytan Mele-i A'lâ'ya yaklaşmak için çabalayacak olsa, hemen onu delici bir ateş kovalar." Bir diğer anlamı da şöyle olabilir: "Allah'ın emriyle melekler kâinatı idare etmekdetirler. Dolayısıyla onlar şeytan'ın kendilerine müdahalesinden korunmuşlardır. Şeytan bırakın onlara müdahale etmeyi, yanlarına bile yaklaşamaz." (Bkz. Hicr Suresi an: 8-12) 8. Bu, kafirlerin ahiret hakkında sorularına verilmiş bir cevaptır. Onlar ölümden sonra dirilmenin mümkün olmadığı düşüncesiyle, ahiret hayatının da olamayacağını sanmaktadırlar. Onlara cevap olarak şöyle denilmektedir: "Ölümünüzden sonra tekrar yaratmanın zor olduğunu zannediyorsunuz. Fakat bir düşünün, bu kâinatı, yeryüzünü, gökyüzünü ve içindeki sayısız mahlukatı yaratmak sanki daha mı kolaydır. Hiç aklınız yok mu ki böyle bir zanda bulunuyorsunuz? Bu muazzam kâinatı ve sizi ilk defa yaratan Allah, sizleri tekrar yaratmaktan aciz midir" 9. Yani, insan topraktan yaratılmış ve yine toprak olacaktır. "Biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık." ayeti ile Hz. Adem'in yaratılışı kastolunmaktadır. Dolayısıyla sonraki nesiller aynı insandan türeyerek devam edegelmiştir. Ayrıca, insanın vücudundaki tüm maddelerin topraktan alındığı anlamına da gelebilir. Gerçekten de insan hayatı doğumdan ölüme kadar, topraktan meydana gelen ürünlere dayanır. Sözgelimi et, sebze, meyve tüm gıdalar su ile toprağın bileşimiyle oluşurlar. Özetle; şayet bu toprak verimsiz olsaydı, insanın hayatta kalması mümkün olmazdı. Çünkü insanın hayatta kalmasını bu toprak sağlamaktadır. O halde ölümünden sonra insanı yeniden diriltmek niçin mümkün olmasın? 10. Yani, kafirler "öldükten sonra yeniden dirileceğiz, mahkeme kurulacak, cennet ve cehennem olacak" şeklinde sözler sarfettiğinden dolayı Hz. Peygamber (s.a) için "büyülenmiş gibi konuşuyor" diyorlardı. 11. Allah herşeye kadirdir. Ölürsünüz ve sizleri dilediği zaman diriltir. Sizler O'nun karışısında aciz ve çaresizsiniz.
Önceki AyetSaffât 17
Sonraki AyetSaffât 19
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Saffât 17Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Saffât 19