Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Şûrâ 31
Şûrâ 33
Şûrâ Suresine Dön

Şûrâ الشورى

32. Ayet
32Şûrâ
وَمِنْ اٰيَاتِهِ الْجَوَارِ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۜ
Denizlerde yüzen dağlar misali gemiler, O’nun ayetlerindendir.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

32- Denizde yüksek dağlar gibi seyretmekte olan gemiler O'nun ayetlerindendir. AÇIKLAMA 48. Burada, Allah'ın, Kureyşlilerin dikkatini şu noktaya çekmeye çalıştığı anlaşılıyor: "Sizler bir Kayser veya Kisra görseniz, kendinizin küçük bir tüccar kabileden başka bir şey olmadığınızı anlarsınız. Sizlere diğer Araplardan biraz daha fazla imkan verdiğimiz için böbürleniyor ve Muhammed b. Abdullah'a (s.a) tabi olmayı onur kırıcı kabul ediyorsunuz." İşte bu yüzden, "Demek ki bu zavallılara gerçek bir güç vermiş olsaydık, kibirlerinden patlayacaklardı. Bunun için onlara haddi aşmasınlar diye sınırlı bir güç verdik." demektedir. Aynı konuya çeşitli ayetlerde, farklı usluplarla değinilmiştir. Bkz. Tevbe: 68-70, Kehf: 32 ve 42, Kasas: 76 ve 82, Rum: 9, Sebe: 34-36, Mü'min: 82-85. 49. Burada "veli" ile mahlukatının tüm ihtiyaçlarını karşılayan ve onlara vekil olan "zat" kastolunmaktadır. 50. Burada, hayatın sadece dünyada değil diğer gezegenlerde de olduğuna işaret olunuyor. 51. Yani, Allah bunları yapmaya nasıl muktedir ise, aynı şekilde toplamaya da muktedirdir. Dolayısıyla "Kıyametin gelmeyeceği ve gelip gidenlerin tekrar toplanmayacağı" düşüncesi yanlıştır. 52. Burada tüm insanlara gelen musibetler değil, Mekke'deki kafirlere gelen musibetler kastolunmuştur. Yani şöyle denilmektedir: "Şayet Allah sizleri her işlediğinizden ötürü hemen cezalandıracak olsaydı, şimdiye kadar sizlerden hiçbiri hayatta olmazdı. Fakat bu musibet, (muhtemelen Mekke'deki kıtlığa işaret ediliyor) belki yola gelirsiniz diye sizler için bir uyarı niteliği taşımaktadır. İsyan ettiğiniz Allah'ın karşısında ne kadar çaresiz, ne kadar aciz olduğunuzu biraz olsun düşünün. Oysa sizler Allah'tan başkasını "veli" olarak kabul ediyor ve onların sizleri kurtaracağını zannediyorsunuz. Aslında sizleri Allah'tan başka hiçbir güç kurtarmaya muktedir değildir." Hemen bu noktada, Allah'ın halis mü'minler üzerindeki kanununun farklı olduğunu belirtmek gerekir. Çünkü mü'minlere gelen musibet ve sıkıntılar, onların günah, hata ve sıkıntılarının keffaretidir. Nitekim bir hadiste şöyle denmiştir: "Müslüman, bir sıkıntı, dert, gam, keder ve zahmet çekse, hatta ayağına bir diken bile batsa, Allah bunu onun yaptığı bir günaha keffaret olarak kabul eder" Allah'ın dini için çalışıp-çabalayan kimsenin karşılaştığı sıkıntılar, onun sadece günahlarına keffaret olmakla kalmaz, bunun yanısıra Allah indindeki derecesi de yükselir. Dolayısıyla hak yolda olan bir insanın sıkıntılarla karşılaşıyor olmasını, o kimsenin günahlarının cezası şeklinde telakki etmek çok yanlıştır.
Önceki AyetŞûrâ 31
Sonraki AyetŞûrâ 33
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Şûrâ 31Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Şûrâ 33