A'râf Suresine Dön

A'râfالأعراف

202. Ayet

202A'râf Suresi

وَاِخْوَانُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِي الْغَيِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ

(Şeytanlarla dost ve) kardeş olanlarsa (şeytan) onları sapıklığa iter ve (onları saptırmayı bir görev bilir ve görevlerini) hiç aksatmazlar.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

202. “Şeytanın kardeşleri onları azgınlığa sürüklerler ve bundan hiç geri durmazlar.” Şeytanın kardeşleri, onun avaneleri, iki ayaklı yardakçıları onların azgınlığını genişletirler. İnsanların azmaları, sapmaları konusunda onlara imkân ve fırsatlar sağlarlar. Onların günah yollarını açarak onları günahlara sevk ederler. Onlara alabildiğine özgürlüklere uzandırırlar. Sizler özgür insanlarsınız, sizler dilediğiniz her şeyi yapabilme haklarına sahipsiniz diyerek onların azgınlıklarını çoğaltmayı hedeflerler. Her şeye onları ulaştırmak ve bulaştırmak isterler. Onları tuğyan ve azgınlıklar içinde yüzdürmeye çalışırlar. Yiyeceklerinin, içeceklerinin, mallarının, mülklerinin ve hayatlarının pisleşmesi için ellerinden gelen her şeyi yapmaktan geri durmazlar; eksik de bırakmazlar. Yâni insanları azdırma eylemlerinde, insanları saptırma planlarında eksiklik kusur işlemezler. Veya saptırdığı insanların başına o sapmadan ötürü bir belâ geldiği zaman ona ilk gülecek olanlar da o şeytanlar olmaktadır. Şeytanlar, iki ayaklı şeytanlar, şeytan misyonu üstlenmiş tâğutlar yoldan çıkardıkları insanların düşüşüne ilk sevinenlerdir. Onları daha da saptırmak, daha da soyma, daha da ezme konusunda hiç kusur etmezler. Bakın İbrâhim sûresinde azdırıp saptırdığı insanları cehennemin kapısına kadar götüren şeytanın orada tüm çömezlerinin önünde bir hutbe okuyarak şöyle diyeceği anlatılır: “İş olup bitince, şeytan: "Doğrusu Allah size gerçeği söz vermişti. Ben de size söz verdim ama, sonra caydım; esasen sizi zorlayacak bir nüfuzum yoktu; sadece çağırdım, siz de geldiniz. O halde, beni değil kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Beni Allah'a ortak koşmanızı daha önce kabul etmemiştim; doğrusu zâlimlere can yakan bir azab vardır" der.” " İbrâhim 22" Bugün beni kınamayın, siz kendi kendinizi kınayın! Zira dünyada iken benim sizin üzerinizde bir sultam bir saltanatım, bir gücüm, kuvvetim yoktu. Bir göz kırptım hemen peşime takılıverdiniz. Kalplerinizin ibresi o kadar zayıfmış ki hemen peşime takılıverdiniz! Rab-binizi dinlemeyip beni dinleyerek, Rabbinizin kitabını bırakıp benim vesveselerime kulak vererek beninle birlikte ebedî azap mahallime geldiniz diyerek, kandırdığı, saptırdığı insanlara gülüp onlarla alay edince, akılsızca onun peşine takılan zavallılar ona ve kendilerine gazaplanacaklar, mahvolacaklar, kahrolacaklar.