وَاِخْوَانُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِي الْغَيِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ
(Şeytanlarla dost ve) kardeş olanlarsa (şeytan) onları sapıklığa iter ve (onları saptırmayı bir görev bilir ve görevlerini) hiç aksatmazlar.
202. Ayet
وَاِخْوَانُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِي الْغَيِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ
(Şeytanlarla dost ve) kardeş olanlarsa (şeytan) onları sapıklığa iter ve (onları saptırmayı bir görev bilir ve görevlerini) hiç aksatmazlar.
Tefsîr-i Sa'dî
200- Sana şeytandan bir vesvese gelirse hemen Allah’a sığın. Çünkü O, her şeyi işiten ve bilendir. 201- Takva sahiplerine şeytandan bir vesvese geldiğinde onlar iyice düşünürler, bakarsın ki onlar (doğruyu) görmüşler bile! 202- Şeytanların kardeşlerine gelince şeytanlar, onları sapıklığa sürükler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
202. Şeytanların kardeşleri ve onların dostları olanlara gelince bunlar, günaha düşecek olurlarsa şeytanlar ardı arkasına günahlar işleterek azgınlıklarında devam etmelerini sağlarlar ve bu konuda ellerini onların yakalarından çekmezler. Çünkü şeytanlar, onları azdırmakta sınır tanımazlar, belli bir yerde durmazlar. Zira şeytanlar onların dizginlerini ellerine kolaylıkla aldıklarını ve kötülük işlemekten de hiç geri durmadıklarını görünce onlardan yaa iyice ümitlenirler.