Bürûc Suresine Dön

Bürûcالبروج

16. Ayet

16Bürûc Suresi

فَعَّالٌ لِمَا يُر۪يدُۜ

Dilediğini yapandır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

16. “Her dilediğini mutlaka yapandır.” Dilediğini yapar. İstediğine hükmeder Allah. O’nun kararını gözden geçirecek, O’nun hükmünü durduracak, O’nun hükmünün üzerine hüküm verecek yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi konusunda hüküm verecek ve verdiği hükmünü uygulamaya koyacak bir Allah’tır O. Kimse O’na hesap soramaz. Meselâ bu gece yattık ve bizi öldürdü. Hiçbirimiz hesap soramayız O’na. Tüm mahlukatını, tüm mülkünü öldürdü, kimse O’na hesap soramaz. Sonra bir sur üfürdü, bir anons çağırdı ve hepimizi tekrar diriltti, yine hiç kimse hesap sora-maz. “Ya Rabbi ne olacaktı bu dirilme? Şöyle ne güzel yatıyorduk. Rahatımız iyiydi. Bu hesap kitap ta nerden çıktı?” diye hiç kimse O’na itiraz edemez. Veya niye beni kadın yarattın? Niye beni erkek yarattın? Niye beni esmer, niye beni kör yarattın? diye hiç kimse O’nu sor-gulayamaz. Biz mülküz, Allah mâliktir. Biz onun mülküyüz. Binaenaleyh mülk olanın Mâlike hesap sorma hakkı olamaz. Bizi hiç yaratmasaydı, hesap sorma hakkımız olacak mıydı? Olmayan birinin hesap sorma hakkı olur mu? Öyleyse Mâlik, mülkünde dilediği gibi tasarruf hakkına sahiptir. Böyle kafa tutamayız O’na. Ama şöyle kafa tutmuyorlar mı şimdi Allah’a? Malım niye az? Çocuğum niye yok? Niye hesaba çe-kiliyoruz ki? Niye Felak ile, Nâs ile, Âl-i İmrân ile, Tekvîr ile, İnşikâk ile imtihan ediyorsun bizi? Niye böyle Bürûc diye bir sûre gönderdin, demiyor muyuz? Ama bilesiniz ki Allah lâ yüs’eldir. Yaptıklarından he-saba çekilmeyendir. Öyleyse ey insanlar, itiraz etmeyin, karşı gelmeyin Rabbinizin istediklerine. O’nun dediğini, istediğini yapın, O’na teslim olun, O’nunkini tercih edin. Bundan sonra insan olarak bizim aczimiz, acziyetimiz gündeme geliyor. “Ee, ben şimdi Allah’ın dediğini yapar, Allah’ın istediklerini tercih edersem, Allah’ın istediği biçimde bir Müslümanlığın yoluna gi-dersem, Allah’ın istediği biçimde hareket edersem ordular geliverir. Zalimler, tâğutlar üzerime üşüşüverir. Kızıl ordu, Birleşmiş milletler, NATO orduları, falan ordu, filan ordu üzerime geliverir. Beni mahvederler, beni öldürürler” diyorsanız, bakın işte bu noktada Mevlâ diyor ki: