Fussilet Suresine Dön

Fussiletفصلت

51. Ayet

51Fussilet Suresi

وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ فَذُو دُعَٓاءٍ عَر۪يضٍ

İnsana bir nimet verdiğimizde (şükretmekten) yüz çevirir ve (nimete şükretmek yerine bizden) uzaklaşır. Ona bir şer dokundu mu da geniş geniş dua etmeye başlar.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

51. “İnsana nîmet verdiğimiz zaman yüz çevirerek yan çizer; başına bir kötülük gelince uzun uzun yalvarır.” İnsanı yaratan, onu herkesten daha iyi bilen Rabbimiz, onun bir karakteristik özelliğini böyle açıklıyor. Ciddi bir tehlike insanın kapısını çalıverse, azîm bir musîbet saçlarını yoluverse, bir tehlike yolunu kesiverse, teleferik yarı yolda duruverse, karıları, çocukları, yakınları ölüm döşeğine uzanıverse, evi-barkı yanıverse, kapısına borçlular veya polisler geliverse böyle bir durumda insan ne yapar? Kime yalvarır? Yerde bütün kapılar yüzüne kapandığı zaman kimin kapısını çalar insan? Kime sığınır, kimi yardımına çağırır? Allah’ı mı, yoksa başkalarını mı? Eğer sadıksanız doğru söyleyin bakalım. Böyle bir durumda insan dua dua Allah’a yalvarır değil mi? Allah dışında her şey gözünde sıfıra iner değil mi? En’âm sûresi de bunu şöyle ortaya koyuyor: “Hayır, bilâkis sadece ona yalvarırsınız; dilerse o Allah yalvardığınız şeyi sizden giderir, siz de ona koştuğunuz ortakları (Şeriklerinizi) unutursunuz.” (En’âm 41) Hayır hayır, böyle ciddi bir durumla karşı karşıya kaldığınız, ciddi bir tehlike kapınızı çaldığı zaman siz sadece Allah’a yalvarırsınız. Böyle bir durumda tüm putlarınızı, tüm şeriklerinizi, şürekânızı, yâni Allah’a ortak koştuklarınızı, Allah yerine koyup kendilerine kulluk yapmaya çalıştıklarınızı, kanunlarını ve arzularını gerçekleştirmek için, hatırlarını kazanmak için çırpındıklarınızı unutuverirsiniz. Çünkü tüm tehlikeleri defedecek, tüm zararları kaldıracak yegâne güç ve kuvvet sahibi tek varlığın, tek mercinin Allah olduğu, vicdanlarınızın derinliklerinde mevcuttur. Her vicdan sahibi insan bunu çok rahatlıkla anlayacaktır, yeter ki onun vicdanı bozulmamış olsun. Hattâ şu anda Yahudilerin fıtratlarını silmeye çalıştığı, vicdanlarını öldürmeye çalıştığı, kendilerini dinsizleştirebilmek için yıllardır uğraştığı batı dünyası, batı insanı bile daraldığı zaman “aman Allah’ım!” demektedir. Titaniğin batışını bilirsiniz. Yüzlerce mühendis rapor vermiş bu gemi batmaz diye. Nihâyet içinde binlerce insanla birlikte gemi okyanusa açılmış. İçindekilerin kalbinde Allah yok, Allah korkusu yok, çılgınca eğlenip kâm almak isterlerken, birdenbire gemi bir buzula çarpar ve yavaş yavaş batmaya başlar. O ana kadar Allah’ı hatırlarına bile getirmeyen bu insanlar böyle bir tehlike ile karşı karşıya gelince, hep birlikte güverteye çıkıp Allah’a yalvarmaya başlarlar. Tüm eğlencelerini, tüm putlarını, tüm şeriklerini, şirklerini unutup Allah’a yalvarmaya başlarlar. Batı insanında bunu görmek mümkün olduğu gibi, yine Yahudi’nin insanlığın başına belâ olarak doğurduğu komünizmin sarf ettiği çok büyük gayretlerle modalaştırdığı Allahsızlık felsefesi altında, yıllardır her şeylerini kaybetmiş doğu insanı da bakıyoruz bugün daraldığı zaman Allah’a yalvarmaktadır. Biliyorsunuz Mekkeli müşrikler yığınlarla putlara tapıp dururlarken, ciddi bir tehlike kapılarını çalar. Güçlü kuvvetli bir orduyla Ebrehe ülkelerine dayanır. O ana kadar putlara tapınan, putlardan yardımlar bekleyen bu insanlar görüyoruz ki böyle ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya gelince tüm putlarını unutup, Kâbe’nin örtülerine sarılıp Allah’a yalvarmaya başlarlar. Kesinlikle biliyorlardı ki böyle ciddi bir durumda o putlarının onlara yapabileceği bir şey yoktu. Böyle bir belâdan kendilerini ancak Allah’ın kurtaracağını bildikleri için Allah’a yalvarmaya başlıyorlar. Evet o müddet içinde tüm şirklerinizi unutup Allah’a dua etmeye başlıyorsunuz. Dehşet ve tehlike fıtratınızı ortaya koyuyor. Firavun bile denizde boğulurken Allah’a yalvarıyordu. Demek ki Allah’ın insana verdiği bu fıtratı silecek, bu fıtrat mührünü kazıyacak hiçbir güç ve kuvvet yoktur. Bu durum zaman zaman gafletle ve cehaletle gölgelenmiş olsa bile, ciddi bir tehlike anında ortaya çıkıveriyor. Sizler ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya bulunduğunuz veya Rabbinizden gelen nîmetlerle kucaklaştığınız, işleriniz yolunda gittiği zaman yâni tehlike bitince de Allah’ı unutup O’na yan çizmeye kalkışıyorsunuz. Niye kötü gününüzde O’nu hatırlıyorsunuz da, iyi gününüzde O’na yan çiziyorsunuz? Niye Rabbinize nankörlük yapıyorsunuz? Niye o Allah’a yan çizmeye kalkışıyorsunuz? Niye o Allah’a kulluk yapmıyorsunuz? Niye o Allah’ın sizin hayatınıza karışmasına karşı geliyorsunuz? Niye hayat programlarınızı Allah’a danışmıyorsunuz?