Ğaşiye Suresine Dön

Ğaşiyeالغاشية

1. Ayet

1Ğaşiye Suresi

هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ

Sana her şeyi örtüp bürüyecek olan (kıyametin) haberi geldi mi?

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

1. “Ey insanoğlu! Her şeyi kaplayacak kıyâmetin haberi sana gelmedi mi?” Ey Peygamberim ve ey kullarım! Sana, o öncekilerin ve sonrakilerin tümünü kuşatacak, dehşetiyle insanların tümünü bürüyecek o büyük belânın haberi geldi mi? Haberin oldu mu ondan? Peki nereden gelecekti kıyâmetin haberi? Bunu aklıyla bulması, ya da herhangi bir dış kaynaktan öğrenmesi mümkün müydü Peygamberin? Elbette hayır. Kıyâmet haberi Allah’tan gelmeliydi ve işte bu sûresiyle, bu sûresinden önce nâzil buyurduğu sûreleriyle bunun haberini Rabbimiz kullarına ulaştırıyordu. Öyleyse buradaki soru cevap bekleyen, cevap isteyen bir soru değildir. Çünkü soruyu soran, bilgi kendisinden olan, bilginin kaynağı olan, bilgisi tam olan, mutlak bilen Allah’tır. Sorulan da, Kitabımızın beyânıyla cahilin cahili insandır. Öyleyse bu cevabı beklenen bir soru değildir. Bu, insanların dikkatlerini bu konuya çekmeyi amaçlayan bir sorudur. Bize herkesten merhametli olan Rab-bimiz, rahmetinin gereği yarın olacaklar konusunda bizi bu günden uyarmak için sûreye böyle başlıyor. Rabbimiz bizim dikkatlerimizi çekerek, bizi intibaha dâvet ederek söze başlıyor. Çünkü bu konu, kıyâmet konusu yeryüzünde en büyük, en azîm bir konudur. Yeryüzünde en büyük hakikat, gerçekleşmesi kesin olan tek olay, tek gerçek, tek bilgidir. Tüm insanları en çok ilgilendirmesi gereken, durup dinlemeleri, anlayıp özümsemeleri gereken bir olaydır. Herkesin her şeyi bırakıp, durup düşünmesi gereken bir gerçek. Kıyâmet gerçeği, ölüm ötesi hayat ve hesap-kitap gerçeği. Cennet ve Cehennem gerçeği. Yeryüzünde bundan daha büyük, bundan daha önemli bir olay olamaz. İşte önemine binaen insanları uyanıklılığa dâvet eden bir hitap tarzıyla Rabbimizin sözlerine başladığını anlıyoruz. Rabbimiz böyle genel bir ifadeyle kıyâmete bizim dikkatimizi çektikten sonra, kıyâmette olacakların detayına geçer. Ne olacak, neler gerçekleşecek o gün? Neden o günü hafızalarımızda, gündemimizde canlı tutmalı ve unutmamalıyız? Çünkü: