21. “Onlara Kur’an okunduğu zaman neden secde etmiyorlar?” Allah karşısında bel bükün, boyun eğin! Rabbinizi dinleyin! Onun emirlerine itaat edin, Allah karşısında ukalalık etmeyin. Allah’ı dinleyin! Allah’a kulak verin! Allah’ın istediğini yaşayın! Secde edin! Yani Allah karşısında ukalâlık etmeyin! Allah’a kafa tutmaya, Allah’a akıl vermeye kalkmayın! Meselâ örtünün! denilmişse, hemen bu konuda secdeyi gerçekleştirin! Hemen Rabbinizin istediği biçimde örtünün demektir bunun manası. Namaz kılın! Çocuklarınızı eğitin! Kitapla tanışın! Sünnetle buluşun! Hayatınıza Allah’ın istediği biçimde program yapın! De-nilmişse, hemen bütün bunları uygulamaya koymak üzere secde edin. Tüm bu konuların secdesini, teslimiyetini gerçekleştirin demektir bunun manası. Secde, inkıyattır, Allah’ın emirlerine boyun eğme, kabul etmedir. Allah’a, “Baş üstüne ya Rabbi! Anladım ya Rabbi! Hemen gereğini yerine getiriyorum ya Rabbi” demektir. İtiraz etmemenin, yan çizmemenin, savsaklamamanın, uygulamaya koymanın beyanıdır. Secde Kur’an okununca, Kur’an’da gelen Rabbin emirlerine, yasaklarına, beyanlarına evet demek, inandım demek, ben buna teslim oldum demektir. Öyleyse Kur’an âyetleri okununca aklı işin içine karıştırmadan secde etmek zorundayız. Namaz kıl denince, iyi ama abdestim yok demeden, itiraz etmeden, mâzeretlerin arkasına saklanmadan, aklı işin içine karıştırmadan hemen namaza doğrulmak zo-rundayız. Tamam anladık da hele bir çocukları büyüteyim, hele şu müşterileri bir savayım, hele şu okulu bir bitireyim, ya iyi de elbisem temiz değil, şunları şunları bir bitireyim de ondan sonra kılayım. Hayır, teslim olunmalıdır, hemen secde edilmelidir. Tıpkı “Asanı taşa vur ey Mûsâ!” şeklindeki emir karşısında aklı işine karıştırmadan, ya acaba suyla bunun ne ilgisi var? filan demeden Hz. Mûsâ’nın teslim olup emri uyguladığı gibi, biz de Rabbimizin tüm emirlerini uygulayacak, hemen hiç beklemeden secde edeceğiz.