İnşikâk Suresine Dön

İnşikâkالانشقاق

22. Ayet

22İnşikâk Suresi

بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَۘ

Bilakis o kâfirler yalanlıyorlar.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

22. “Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.” Lâkin kâfirler yalanlıyorlar, yalan sayıyorlar. İnkar ediyorlar de-ğil, yalan sayıyorlar diyor Rabbimiz. Çünkü yalan saymak, inkardan farklıdır. Adam duyuyor, anlıyor, hattâ inanıyor ama gereğini yerine getirmiyor. Yani diliyle inandığını iddia ediyor ama hayatıyla, hayat programıyla yalanlıyor. Meselâ diyorsunuz ki adama: “Arkadaş dışarı mı çıkıyorsun?” “Evet.” “Aman dikkat et! Dışarıda çok şiddetli soğuk var, kar yağıyor! Aman pardösünü giymeden çıkma!” Adam dediğinizi anlıyor, inanıyor. Kar nedir, soğuk nedir, biliyor, pardösüsünü giymesi gerektiğini biliyor, anlıyor ama yine de giymeden çıkmaya kalkışıyorsa, işte bu yalan saymaktır. Yani adamın namazın farz olduğunu, kılınması gerekti-ğini bilmesi ama yine de kılmaması gibi. Müddessir sûresinin son bö-lümünde şöyle anlatılır: “Bizler din gününü yalan sayanlardandık.” (Müddessir: 46) Dünyada mü'min görünen suçlular anlatılıyordu. Yani dünyada mü'min zannedilen ama soluğu cehennemin kapısında alan bu insanlara müslümanlar, cennete girenler şaşkınlık içinde şöyle soruyorlardı: “Hayrola ya! Niye geldiniz buraya? Bir yanlışlık fi-lan mı oldu?” Siz mü'min değil miydiniz? Ne işiniz var sizin burada? Buy-rulunca, bunlar dört suç sayıyorlar: Bu suçlardan birisi de şudur: “Biz din gününü yalan sayardık.” Din gününü inkar ederdik değil, yalan sayardık. Meselâ adama soruyorsunuz: “Arkadaş ölecek misin?” “Tamam.” “Dirilecek misin?” “Tamam.” “Hesap-kitap var mı?” “Tamam.” “Peki Allah Kâdir mi? Ya-par mı bunu?” “Tamam.” Hepsine inanıyor adam. Ama bakıyoruz bu tamam saydığı, bu inandığı konulara aldırış etmeden yaşıyor adam. Yaşadığı hayatta bu inandığı şeylerin kokusunu bile görmek mümkün değil. Öyle bir hayat programı var ki, adamın bu inancının hiç mi hiç etkisi yok. Yani imanının, inandım dediği şeyin gereğini yapmıyor. Veya imanını amele dönüştürmüyor adam. Çok korkunç bir suç değil mi bu? Namaz kılması gerektiğine inanıyor ama kılmıyor. Örtünmesi ge-rektiğine inanıyor ama örtünmüyor. Kur’an’ı, Sünneti tanımadan Müslümanlık olmayacağına inanıyor ama farklı yaşıyor. Çoluk-çocuğunu eğitmesi gerektiğine inanıyor ama yanaşmıyor. İşte yalan saymak bu-dur ve çok büyük bir suçtur. Kur’an okunur, anlatılır, adam dinler, anlar, inanır. “Doğru ya, yapmak lâzım, etmek lâzım, vah, tüh!” der ama döner gider eski haline. Hiç değişme olmaz hayatında. Unutur gider bu duyduklarını. İşte yalan sayma budur.