21-22. “Sabah erken: “Ürünlerinizi devşireceksiniz, erken çıkın” diye birbirlerine seslendiler.” Sabah olunca birbirlerini çağırmaya başladılar, birbirlerine nida edip uyardılar: “Hey! Haydi! Hadi çabuk olun! Elimizi çabuk tutalım! Gideceksek, sabah olmadan, kimse bizi görmeden, sabah erkenden bu işi bitirelim! Gecenin bir yarısında çıkalım, çabuk olalım” demeye başladılar. Dikkat ederseniz burada: İfadesini kullanıyorlar. “Haydi harsınıza, haydi yetiştirdiğiniz bahçeye” diyorlardı. Neden böyle diyorlardı? Yani sanki o bağı kendileri yetiştirmiş, sanki o bahçe kendi ekimleri, kendi kültürleriymiş gibi, haydi harsınıza diyor ve burada da yine o bahçenin gerçek yetiştiricisini diskalifiye ediyorlar. Bir de dikkat ederseniz “ilâ harsiküm” demiyorlar da “alâ harsiküm” diyorlar. Yani “alâ” ile olunca sanki böyle onun üstüne abanacaklar, kimseye kaptırmayacaklar.