35. “Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?” Yani biz müslümanları, mücrimler gibi mi kabul edeceğiz? Müslümanları mücrimlerle bir mi tutacağız? Denk mi tutacağız bu iki-sini? Öyle mi yapacağız? Bir soru soruyor Rabbimiz ama sorunun tipi kabul ettirme ve kötüleme biçiminde. Yani mümkün mü? Deli misiniz siz? Aklınız ermez mi sizin? Ne bekliyordunuz? Müslim olanla mücrim olanı bir mi tutacaktık? Öyle mi hesap ediyorsunuz? Öyle mi umuyorsunuz? Şimdi ta baştan alıyoruz soruyu. Yani peygamberle birlik olanla, ona mecnun diyeni bir mi tutacağız? Onu kullukta örnek alıp, onu kulluk modeli kabul edip onun yolunda gitmeye çalışanla, peygamberi diskalifiye ederek, kendi kendine yol bulmaya çalışanı denk mi tutacağız? Hayat programı konusunda Allah’a müracaat edenle, tüm hayat problemlerini Allah’ın kitabına müracaat edenle, Allah’ı da, Allah’ın Kitabını da terk ederek nefsine şeytanına, hevâsına, toplumuna, tâğutuna uymaya çalışanı biz bir mi kabul edeceğiz? Kimdir müslim? Kimdir mücrim? Müslim, teslim olandır, teslim edendir. Müslim, kabullenendir. İradesini Allah’a teslim eden, oylamasını Allah’tan yana kullanandır. İradesini Allah’a teslim edendir veya Allah’ın seçimini kendisi için seçim kabul edendir ya, işte böyle olan kimse ile mücrimi bir mi tutacağız? Mücrim de cürüm sahibi, suçlu o-lan, başkaldıran, reddeden, itiraz eden, kabule yanaşmayan kişi demektir. İşte böyle bir mücrimle bir müslümanı bir mi tutacağız? Bu iki-si bir mi olacaktır? Aklınız başınıza gelsin diye soruyor. Sorular, sorgulamalar devam edecek: