39. “Yoksa aleyhimizde, kıyamet gününe kadar süre gidecek ahidleriniz mi var ki, kendinize hükmettikleriniz sizin olacaktır?” Yoksa sizin Allah’la kıyamete dek sürecek anlaşmalarınız mı var? Allah böyle bir söz mü verdi size? Allah’la ahidleriniz mi var? Ya-ni ne isterseniz, dilediğiniz gibi hükmedersiniz diye Allah mı söz verdi size? Nasıl bilirseniz, keyfinize nasıl gelirse öylece yaşarsınız diye Al-lah mı izin verdi size? Sizlerden hiçbir sorumluluk istemiyorum, sizden hiçbir kulluk istemiyorum, sizin hayatınıza hiçbir konuda yasak koy-muyorum, ne namaz, ne oruç, ne zekat, ne cihad, ne ilim istiyorum mu dedi Allah size? Dilediğiniz gibi yaşayın, dilediğiniz gibi giyinip so-yunun, dilediğiniz gibi hukuk yapın, nasıl bilirseniz öylece yaşayın mı dedi Allah size? Bunları size Allah mı dedi? Yoksa bütün bu konularda size söz verenler Allah’ınız mı? Yani siz bir kere böyle iddia ediyorsunuz, istediğiniz gibi hükmediyor, istediğiniz gibi karar veriyor, dilediğiniz her şeyi yapıyor, sonra da utanmadan Allah’ımız böyle istiyor diyorsunuz. Allah sizlere böyle izin vermediğine göre yoksa siz kendinize başka Allah mı bulunuz? Başka ilah mı buldunuz? Yoksa sizler kendinize başka ilahlar buldunuz da, Allah’ı mı şartlandırıyorsunuz? Allah’a yol mu gösteriyorsunuz? Allah’a akıl vermeye mi kalkışıyorsunuz? “Efendim aslında Allah’ın böyle demesi gerekiyordu, Allah’ın bizden bunları istemesi, bunlardan razı olması gerekiyordu” deniliyor. Bir kere mümkün değil, ben sizinle böyle anlaşma yapmadım! Hâşâ Allah niye sorsun ki? Allah bilmez mi böyle bir anlaşma olup ol-madığını? Yani ne çıkar öyleyse bundan? Rabbimiz buyuruyor ki burada, benimle böyle bir anlaşmanız olmadığına göre yoksa sizler kendiniz Allah, İlah, Rabb zannıyla birilerine gidip böyle bir anlaşma yaptınız da, onu mu Allah zannediyorsunuz? Ondan dolayı mı istediğiniz gibi hükmediyorsunuz? buyuruyor. Meselâ hangi konular, şöyle bir hayatımıza dönelim. Yeme-iç-me konularımız, giyim-kuşam konularımız, eğitim konularımız, dükkanlarımız, işlerimiz, mesleklerimiz, okulumuz, hukukumuz, mirasımız vs. vs… Yani bütün bunları biz hangi kitaptan okuyoruz? Allah’ın kitabında yok böyle bir şey! Nereden çıkarıyoruz bütün bunları? Kimden izin alarak böyle yapıyoruz? Kimin ruhsatına dayanarak böyle bir hayat yaşıyoruz? Allah bize ayrı kitaplar mı gönderdi yoksa? Allah’ın gönderdiği kitabının dışında okuduğumuz, bilgilendiğimiz başka kitaplarımız mı var yoksa? Örf kitapları, âdet kitapları, moda, toplum, çevre, aile, arkadaş kitapları mı gönderdi yoksa Allah bize böyle yazısız çizisiz? Yani nereden okuyup hükmediyoruz? Perde böyle olmalı, çorba önde olmalı, nişan şöyle olmalı, düğün şöyle olmalı, ekonomik hayat böyle olacak, hukuk şöyle olacak, siyasal hayat böyle olacak, kazanma-harcama böyle olacak, meslek seçimi böyle olacak, kılık-kıyafet şöyle olacak, evin tefrişi şöyle olacak, çocuğun terbiyesi böyle olacak… Nerden okuyoruz bunları? Han-gi kitaptan okuyoruz? Nasıl okuyoruz bunları bir düşünelim. Allah’ın sorgulaması devam ediyor bakın: