Kalem Suresine Dön

Kalemالقلم

46. Ayet

46Kalem Suresi

اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۚ

Yoksa sen onlardan ücret istiyorsun da bu borçtan dolayı mı ağır bir yük altına girmişler? (Ücret korkusuyla mı İslam’a girmiyorlar?)

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

46. “Yoksa, ey Muhammed, sen onlardan ücret isti-yorsun da, ağır bir borç altında mı kalıyorlar? Elbette hayır.” “Yoksa sen onlardan bir ecir mi, bir ücret mi bekliyorsun? Bir şeyler mi bekliyorsun onlardan? Bir mükafat mı istedin? Veya sana aferin demelerini mi istedin? Bal, baklava ikram etmelerini mi istedin onlardan? Develerine bindirmelerini, evlerinde yedirmelerini, mal-mülk vermelerini mi istedin onlardan? Ne istedin onlardan? Kendine, şahsına ne talep ettin onlardan? Saraylar, köşkler mi istedin? Atlar, arabalar mı istedin karşılığında? Ne istedin? Ne yapmalarını, ne ödemelerini istedin onlardan? da: Onlara tebliğ ettiğin bu din karşılığında onlar bunun altında ezilmeye, bu borcun altında yıkılmaya başladılar? Ya da sen onlardan çok ağır şeyler istedin de, çok ezici vergiler, yükler koydun da nefes alamayacak hale geldiler de onun için mi seni istemiyorlar? Onun için mi senden kaçıyor bu adamlar? Seni ondan dolayı mı sevmiyorlar? Ne yani, bu dert ne? Nerden çıkıyor bu iş? Seni sevmemeleri nerden geliyor? Yoksa sen onlara yaptığın bu peygamberlik görevi karşılığında onlardan bir ecir, bir ücret filan mı istedin? Yaptığın bu hizmet karşılığında seni arabalarında veya sırtlarında taşımalarını, elini, ayağını öpmelerini, sana çaylar, kahveler, kebaplar ikram etmelerini filan mı istedin onlardan? Yoksa sana karşı minnet duymalarını, önünde eğilmelerini, bir teşekkür etmelerini mi istedin? Yani ne oluyor bu adamlara? Neye bunalmışlar da kaçıyorlar senden? Öteki yapay tanrılarının onları sıkboğaz edip mallarına, mülklerine el koydukları gibi mi davrandın ki seni beğenmiyor bu adamlar? Gelelim bize. Biz niye kaçıyoruz peygamberden? Neden kaçıyoruz peygamberden ve onun sünnetinden? Neden yaklaşmıyoruz peygambere? Neden birlikte olmuyoruz peygamberle? Neden gitmi-yoruz peygamberin halini hatırını sormaya? Neden arzetmiyoruz problemlerimizi peygambere? Neden hep başkalarına gidiyoruz sormaya? Hadis kitaplarının arasında peygamber her gün bizi bekliyorken, raflarda, kütüphanede bizi bekliyorken, kendisine sormamızı, kendisine müracaat etmemizi, kendisinden öğrenmemizi, söylediğini dinlememizi, gidip sözlerine kulak vermemizi bekliyorken neden bir kerecik te problemlerimizi sormaya gitmiyoruz ona? Neden korkuyoruz ona gitmekten? Cüzdanlarımıza el atacağından mı korkuyoruz? Şu anda ha-yat programımızı kendilerine sormaya gittiklerimiz gibi sırtımıza mı bi-necek ki korkuyoruz ondan? Bize vergiler yükleyecek, kemerlerinizi sıkın mı diyecek de korkuyoruz? Allah korusun da şu anda bizler de kaçıyoruz peygamberden. Şu anda bizler de ondan kaçıyor ve kendi dünyamızı yaşıyoruz. Allah korusun, başkalarına sorduğumuz kadar hayatımızın problemlerini ona sormuyoruz.