44. “İşte burada Kudret ve hâkimiyet, varlığı gerçek olan Allah'ındır. Mükâfâtlandırma bakımından hayırlı olan da, sonuçlandırma yönünden hayırlı olan da O'dur.” İşte bundan sonra denilebilecek en doğru söz “velâyet hak Allah’ındır. Velâyet, hakkın tâ kendisi olan Allah’ındır. Hayata karışma-ya tek yetkili, hakkımızda karar almaya tek yetkili sadece Allah’tır. Al-lah’tan daha hayırlısı yoktur. Allah’tan daha hayırlısı düşünülemez. Hak veli Allah’tır, hak olmayan veliler de O’nun dışındaki ve-lilerdir. Mü’minlerin hak velisi Allah’tır, diğerleri de kâfirlerin velileridir. Şeytan ve tâğutlar. Mü’minler adına tek taraflı karar vermeye yetkili veli Allah’tır, kâfirlerin karar mercileri de şeytan ve tâğutlar dır. Çünkü velî Allah’tır, velâyet sadece Allah’a aittir ve en güzel âkıbeti lütfedecek olan da odur. Velâyetimiz onun elindedir. Bize danışmadan bizim adımıza aldığı kararlarla bizim için en güzel âkıbeti belirleme hakkı sadece ona aittir. O bahçe, o dükkan, o şirket, o hayat bizim için hayırlı mı? Yoksa hayırsız mı? Bunu en iyi bilen Rab-bimizdir. Bizim için, bizim cennetimiz için, hayırsızsa bazen alıverir Rabbimiz onu elimizden. Bizim için hayırlı olanları bize veriverir. Çün-kü velî Odur, çünkü boyunlarımızdaki kulluk ipinin ucu elinde olan Odur, çünkü bizi bizden iyi bilen, bizim hayrımızı menfaatimizi bizden daha çok bilen Odur. Öyleyse bizler yaşarken hayatımızda Onu diskalifiye etmemeye, hayatımızı kendimiz belirlemeye kalkışmayacak, tâğutluk yapmayacak, Onun istediği biçimde bir hayat yaşayarak hem dünya, hem âhiret yurdunun güzel âkıbetlerini Ondan istemeye çalışacağız. Zira en iyi âkıbet verici, en iyi sevap verici Allah’tır. Ve işte dikkat ederseniz burada Kehf sûresinin etrafında dönüp durduğu ana temayı gündeme getirdi. İş sebeplerde değil, o sebeplerin sahibine imanda ve her şeyi Ondan beklemededir. Unutma ki şu anda sahip olduğun için bana ve etrafına hava atmaya çalıştığın şu malların, servetlerin, imkânların, fırsatların zannettiğin gibi sebeplerin veya kendi zekânın, kendi ilminin, kendi plan ve projelerinin kazancı değildir. Bütün bunların her şeyin mâliki olan Allah’ın takdiridir. Anladınız mı ey insanlar? Anlayabildiniz mi ey kullarım? Rab-binizin gücünü kuvvetini, onun karşısında kendi âcizliğinizi, güçsüzlüğünüzü anlayabildiniz mi? Anlayabildiniz mi Allah karşısında bir hiç olduğunuzu? Rabbinizin hayat programına teslim olup onun istediği biçimde yaşamak zorunda olduğunuzu hâlâ anlayamadıysanız, hâlâ hayatınızda Rabbinizi diskalifiye etmeye, Rabbinizin sizin dünya ve âhiret saadetiniz için gönderdiği kitabına karşı hâlâ vurdumduymaz bir hayat yaşamaya devam edecek olursanız size sizin hayatınızdan bir örnek daha vereyim. Görüyor musunuz Rabbimiz sürekli uyarıyor bizi. Merhamet-lilerin en merhametlisi olan Rabbimiz bizi sürekli cennet yolunda tutmayı, kulluk yolunda tutmayı ve cehennemden, isyandan korumayı murad ediyor. Bizim cehennemimize asla rızası olmayan Rabbimiz bakın bundan sonra hâlâ anlayamayanlara bir örnek daha veriyor: