Sure 18

Kehf Suresi

Mekke110 ayetMağara

الكهف
Sure Hakkında

Kehf Suresi, Mekke'de indirilmiş olup 110 ayetten oluşmaktadır. Mağara anlamına gelir ve adını, inançlarını korumak için bir mağaraya sığınan gençlerin (Ashab-ı Kehf) hikayesinden alır.

Er-Rahmân ve Er-Rahîm olan Allah’ın adıyla (okumaya başlıyorum).

1
Tefsiri GösterMushafta Aç

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِوَجًا ۜ۔

Hamd, kuluna Kitab’ı indiren ve onda hiçbir eğrilik/çarpıklık kılmayan Allah’a aittir.

2
Tefsiri GösterMushafta Aç

قَيِّمًا لِيُنْذِرَ بَأْسًا شَد۪يدًا مِنْ لَدُنْهُ وَيُبَشِّرَ الْمُؤْمِن۪ينَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْرًا حَسَنًاۙ

(O Kur’ân,) dosdoğru bir Kitap’tır. Katından şiddetli bir azapla uyarmak ve salih amel işleyen müminlere güzel bir mükâfat olduğunu müjdelemek için (indirilmiştir).

3
Tefsiri GösterMushafta Aç

مَاكِث۪ينَ ف۪يهِ اَبَدًاۙ

Orada ebedî olarak kalacaklardır.

4
Tefsiri GösterMushafta Aç

وَيُنْذِرَ الَّذ۪ينَ قَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًاۗ

Ve “Allah çocuk edindi.” diyenleri uyarmak için (indirildi).

5
Tefsiri GösterMushafta Aç

مَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍ وَلَا لِاٰبَٓائِهِمْۜ كَبُرَتْ كَلِمَةً تَخْرُجُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۜ اِنْ يَقُولُونَ اِلَّا كَذِبًا

Ne onların ne de babalarının konuya dair hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan bu söz ne kadar da büyük! Onlar yalnızca yalan söylerler.

Dipnot

Allah (cc), şirki ve çeşitlerini tanıttığı birçok ayette müşriklerin bilgisiz cahiller olduğunu vurgulamış ve zımnen onları şirke götüren sebebin cehalet olduğuna işaret etmiştir. (bk. 9/Tevbe, 6; 12/Yûsuf, 40; 21/Enbiyâ, 24; 27/Neml, 61; 31/Lokmân, 25; 39/Zümer, 29, 64)

6
Tefsiri GösterMushafta Aç

فَلَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ اِنْ لَمْ يُؤْمِنُوا بِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَسَفًا

Bu söze (Kur’ân’a) inanmadılar diye arkalarından üzülerek kendini öldüreceksin/helak edeceksin öyle mi?

Dipnot

Allah’ın (cc), Resûl’ünü tesellisi için bk. 20/Tâhâ, 2

7
Tefsiri GösterMushafta Aç

اِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى الْاَرْضِ ز۪ينَةً لَهَا لِنَبْلُوَهُمْ اَيُّهُمْ اَحْسَنُ عَمَلًا

Şüphesiz ki biz, hangisinin daha güzel amel yapacağını denemek/ortaya çıkarmak için, yeryüzünün üzerindekileri onun için bir süs kıldık.

8
Tefsiri GösterMushafta Aç

وَاِنَّا لَجَاعِلُونَ مَا عَلَيْهَا صَع۪يدًا جُرُزًاۜ

(Yine) şüphesiz ki biz, onun üzerinde (süs kıldıklarımızı) kuru/verimsiz bir toprak yaparız.

9
Tefsiri GösterMushafta Aç

اَمْ حَسِبْتَ اَنَّ اَصْحَابَ الْكَهْفِ وَالرَّق۪يمِ كَانُوا مِنْ اٰيَاتِنَا عَجَبًا

Yoksa sen, Ashâb-ı Kehf ve Rakîm’i bizim ayetlerimiz arasında en ilginç olanı mı sandın?