Kehf Suresine Dön

Kehfالكهف

79. Ayet

79Kehf Suresi

اَمَّا السَّف۪ينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاك۪ينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَاَرَدْتُ اَنْ اَع۪يبَهَا وَكَانَ وَرَٓاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَف۪ينَةٍ غَصْبًا

“Gemiye gelince, o, denizde çalışan yoksul insanlarındı. Onu kusurlu hâle getirmek istedim. (Çünkü) onların önünde (sağlam olan) her gemiye zorla el koyan bir yönetici vardı.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

79. “Gemi, denizde çalışan birkaç yoksula aitti; onu kusurlu kılmak istedim, çünkü peşinde her sağlam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardı.” Gemiyi delip kusurlu hale getirme işine gelince o gemi denizde çalışan ve onunla geçimlerini sağlayan birkaç yoksul kişiye aitti. Önlerinde gidecekleri yerde de bulduğu her sağlam ve kusursuz gemiye el koyan, müsadere eden bir kral vardı. Ben de böyle onu kusurlu hale getirdim ki o kral bu gemiyi beğenip bu garibanların ellerinden almasın. Binaenaleyh daha büyük bir zarara uğramamaları için bu küçük zarar onların başına gelmiştir. İşte bizim için gayb olan bir hadisenin arka planı. İşte hikmetini anlayamadığımız garip bir olayın perde arkası. Şimdi ne bilebiliriz ki bizim hayatımızda da bir kısım yaralar olmuş. Bize göre hayatımızda bir kısım delikler açılmış. Dükkanımıza tezgahımıza ticaretimize bir kısım zararlar gelmiş. Ya da yaşadığımız hayatta çevremizde birileri hiç beklemediğimiz halde bize bir kısım zararlar vermeye başlamışlar. Çevremizden birileri bize zarar vermeye başlamış. Hadiselerin arka planını bilmediğimiz için tüm bunların bizim zararımıza olduğunu zannedebiliriz. Gayb Allah’ın elinde olunca, başımıza gelen bu olayların sonucunun nasıl tecelli edeceğini bilen sadece Allah olduğuna göre ve bu gaybını peygamberine bile açmadığına göre biz de bu hayatı böylece kabullenmek zorunda olduğumuzu asla unutmayacağız. Dış görünüşü itibariyle musîbet gibi görünen böyle her hangi bir şey başımıza geldiği zaman Onu takdir buyuran ve onun arkasında yatan şeyi en güzel bilen Rabbimize dua edecek ve sadece ona sığınacağız. Ne biliyoruz belki de kendisine sığınmamızı, kendisini daha çok hatırlamamızı istediği için Rabbimiz o hadiseyi bizim başımıza göndermiştir. Belki de kulluğumuzdaki kusurlarımızı anlayıp da daha çok kulluğa koşalım diye bizim başımıza bunları göndermiştir. Yâni bilemiyoruz, belki dış dünyamızdaki bir açık, malımız-daki bir açık, arabamızdaki bir delik belki de bizim iç dünyamızdaki bir deliği kapatacaktır. Belki de o açık bizim inanç dünyamızdaki bir açığı kapatmak için başımıza gelmiştir. Küfür gibi şirk gibi ilerde vukua gelebilecek ve bizi sonunda bizi kralların, zalimlerin beğenip de kendilerine kul köle olarak almaları zararından korumak için küçük açıklarla bizi kendimize getirmek için Rabbimiz başımıza bunları getirmiş olabilecektir. Ya da belki en önemlisi cennette bir açığımızı kapatmak için hayatımızda bu delikleri açıvermiştir Rabbimiz. Çünkü hadisten bili-yoruz ki tırnağımıza batan bir diken bile bizim bir günahımızın silin-mesine sebeptir. İşte bu olayı böylece Rabbimiz bize çözümleme im-kânı vermiştir.