7. “İnsanların hangisinin daha iyi iş işlediğini ortaya koyalım diye, yeryüzünde olan şeyleri, yeryüzünün süsü yaptık.” Evet yeryüzünü ziynetlendirdik, süsledik diyor Rabbimiz. Yeryüzünde olanları bir süs, bir ziynet kıldık. Oradakilerin tüm ihtiyaçlarını temin ederek yeryüzünü hayat için hazırladık. Yeryüzünü her yönden hazırlayarak yaşanır hale getirdik. Ne için böyle yapmış Rabbi-miz yeryüzünü? Bizim imtihânımız için. İnsanların hangisinin daha güzel ameller işleyeceklerini deneyelim diye. Hangisi sâlih ameller işleyecek, hangisi de dünyanın bu süsüne ve ziynetine aldanarak imtihanı kaybedecek bunu deneyelim bilelim ve açığa çıkaralım diye tüm yeryüzü varlığını onun için bir süs, bir dekor kılmışız. Sebep; insanlardan hangisi daha güzel amel ortaya koyacaklar, bunu deneyip açığa çıkaralım diye. Evet, hayatın varlık sebebi imtihandır. Demek ki yeryüzü bir imtihân salonudur. Bizim imtihânımız için bu dünya bu şekilde hazırlanmıştır. Dünyanın geçici zevklerine ve süslerine aldanmayıp, onun geçiciliğini anlayıp onun yaratıcısına yönelen, Onun rızasını kazanabilmek için sâlih ameller işleyen kimselerle, dünyayı hedef bilip onun süsüne ve ziynetine gönlünü kaptıranları ayıralım diye, Rabbimiz bu dünyanın süslendiğini anlatıyor. Dünyanın süsüne ve ziynetlerine aldanarak kulluğu terk eden insanların imtihânı kaybedecekleri anlatılıyor. Zîra dünyanın böyle câzip ve süslü kılınması aldanmaya müsait olduğunu göstermektedir. Sizin imtihânınız için kurulan bu dünya bir gün bitecektir. Bakın bundan sonraki âyetinde Rabbimiz onu şöyle anlatır: