Kehf Suresine Dön

Kehfالكهف

96. Ayet

96Kehf Suresi

اٰتُون۪ي زُبَرَ الْحَد۪يدِۜ حَتّٰٓى اِذَا سَاوٰى بَيْنَ الصَّدَفَيْنِ قَالَ انْفُخُواۜ حَتّٰٓى اِذَا جَعَلَهُ نَارًاۙ قَالَ اٰتُون۪ٓي اُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًاۜ

“Bana demir kütleleri getirin. (Demir) dağların iki yanını eşitlediği zaman körükleyin.” dedi. (Demir kütlelerini) ateş hâline getirince, “Üzerine dökmem için erimiş bakır getirin.” dedi.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

95,96. “Rabbimin bana verdikleri sizinkinden daha iyidir. Bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına bir sed yapayım. Bana demir kütleleri getirin" dedi. Bunlar iki dağın arasını doldurunca: "Körükleyin" dedi. Demir kor haline gelince; "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim" dedi.” Rabbimin bana verdikleri sizin bana vereceklerinizden daha hayırlıdır. Ben bu yapacağım işi Allah adına yapıyorum. Binaen aleyh sizin paralarınıza ve maddî yardımlarınıza da ihtiyacım yoktur. Allah zaten bunun için beni yeryüzünde hâkim konuma getirdi. Ben sizin bu konuda paranızı pulunuzu istemiyorum, ben yapacağımı kendi gücüm nispetinde yapmakla mükellefim. Yâni Zülkarneyn (a.s) diyor ki; sizin hayatınızı ipotek etmem gerekmiyor bu iş için benim. Haraç vermeniz germiyor bana. Ancak eğer yardım edecekseniz o zaman bizzat sizler de benim bu sorumluluğumu üstlenmek zorundasınız. Sizler de eğer benim dâvâma sahip çıkar, onun sorumluluğunu omuzlamayı kabul ederseniz işte o zaman bana en büyük desteği yapmış olursunuz. Bakıyoruz bu güz bize de aynı şeyleri söylüyorlar. Hocam biz para verelim, sen çalışıver. Biz paralarımızla seni destekleyelim, sen de şu bizi tehdit eden küfrün karşısında duruver. Küfrün karşısına bir sed çekiver. Âyet mi anlatacaksın, hadis mi duyuracaksın, mücâdele mi edeceksin, hapse mi gireceksin? Bunu sen yapıver diyorlar. Bizim programımız bozulmasın. Biz rahat dükkanlarımızda para kazanmaya, rahat plajlarımıza gitmeye, rahat pikniklerimizi yapmaya devam edelim. Bizim huzurumuz kaçmasın, sen git çalış diyorlar. Ben de ay-nen Zülkarneyn efendimin dediğini diyorum bu insanlara. Ben para pul istemiyorum. Eğer bana yardım etmek istiyorsanız benim sorumluluğumu siz de omuzlarsanız, benim derdimi siz de dert bilirseniz o zaman haydi buyurun Allah kullarına din anlatmaya ve uygulamaya. Evet Zülkarneyn onlara dedi ki benim yardıma ihtiyacım yoktur. Ben sizden bu konuda haraç da istemiyorum. Ancak iş gücünüzle bana yardım ederseniz, benim dâvâmı siz de omuzlarsanız sizinle onlar arasına bir sed yaparım. Ne hoş bir ifade değil mi? Şu anda yeryüzündeki egemen güçlerin ellerine böyle bir fırsat geçtiği zaman neler yapacaklarını bir düşünün. Meselâ dün körfezde birilerini kurtarma amacıyla geldiklerini iddia edenlerin ne yaptıklarını gördünüz. Güya yardım ettik dedikleri ülkelerin tüm servetlerinin yüzde ellisine el koyup geçip gittiler. Ömürlerinin sonuna kadar bellerini doğrultamayacak hale koyup gittiler o zavallıları. Yüzde ellisini kendileri aldılar yüz de yirmisini de o bölgede kendilerine yardım eden dostlarına ve kendilerine itaat eden yöneticilere dağıttılar. Tam bir soygun, tam bir sömürü ve zulüm sergilediler. Evvelki gün Amerika’ya giden Hıristiyanların oradaki yerli kızıl derililere yaptıkları da bunun aynısıydı. Dün Avrupalıların Afrika’dan milyonlarca insanı katlederek köleleştirmeleri de aynı senâryoydu. Evet zalimlerin ellerine imkân geçti mi böyle yaparlar. Onların dertleri sömürmek ve kan emmektir başka onlardan beklenen bir şey yoktur. Ama elhamdülillah ki bu zalim egemen güçler yavaş yavaş güçlerini kaybetmeye başladılar. Dünyanın her bir yanındaki bu savaşlar da bundandır zaten. Müs’taz’aflar yavaş yavaş ayağa kalkıp silahlanmaya başladılar elhamdülillah. Müslümanlar son zamanlarda böyle bir diriliş sürecine girmeselerdi savaşa da gerek kalmadan durumu idare ediyorlardı ama şimdi durum değişince savaş kaçınılmaz hale gelmeye başladı. Evet diyor ki Zülkarneyn benim sizin paranıza pulunuza ihtiyacım yok, Rabbimin bana verdikleri sizin vereceklerinizden daha hayırlıdır. Ben bu yapacağımı Rabbim için yapıyorum, Rabbimin rızasını kazanma adına yapıyorum. Eğer bu yeryüzüne müslümanlar hâkim olsaydı bu insanlık bunun çok örneklerini görecekti ama heyhat ki şu anda dünya siyasetinde gayri müslimler olduğu için bunu görmek mümkün değildir. Ve hemen Zülkarneyn işe koyuldu. Bana demir kütleleri getirin dedi. İki dağın arasını demir kütleleriyle doldurunca da körükleri çalıştırın dedi. Körükle demir kor haline gelince de bana erimiş bakır getirin ki onu bu demir kütlelerinin üzerine dökeyim dedi.