27,28. “Çocuğu alıp kavmine getirdi, onlar: “Meryem! Utanılacak bir şey yaptın. Ey Harun'un kız kardeşi! Baban kötü bir kimse değildi, annen de iffetsiz değildi” dediler.” Allah’ın kutlu elçisinin kutlu anası, imamımızın anası, bizim anamız kucağında çocuğuyla birlikte kavminin karşısına çıkınca aynen önceki beklediği gibi oldu. Şu müthiş tabloyu gözünüzün önüne bir getirin. Tabi işin aslına eren, şereflerin en büyüğüyle şereflenen Meryem anamız adına değil de, ailesinin, yakınlarının dehşet tablosunu gözlerinizin önüne bir getirin. Müslümanların, Allah’a samimiyetle inanmış peygamber ailesine bağlı yaşayanların yüzlerindeki müthiş hali bir tasavvur edin. Tıpkı Ayşe annemize yapılan o iftiradan sonra Rasulullah efendimizin ve onun yoluna canını fedâya hazır müslümanların yüz ifadeleri gibi, mahvolmuşlar, yerin dibine geçecek duruma gelmişler. Diyorlar ki bakın: Ey Meryem, andolsun ki utanılacak bir şey yaptın. Ey Harun’un kız kardeşi, biz biliyoruz ki senin baban kötü birisi değildi, annen de iffetsiz değildi. Çok kötü bir iş yaptın. Senin bu yaptığını sığdırabilecek bir yer bulamıyoruz dediler. İffeti, namusu tam olan babanla, ananla, onların seni adadığı bu mabedin inşa edicisi olan Harun’la, ya da Harun ismindeki temiz kardeşinle senin işlediğin bu amelin arasında hiçbir benzerlik göremiyoruz, sen böyle iffetli kimselerin değil iffetsizlerin işiyle bizim karşımıza geldin dediler. Bütün bunları dinleyen Meryem kucağındaki çocuğa yöneldi.