46. “Babası: “Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz çevirmek mi istiyorsun? Bundan vazgeçmezsen mutlaka seni taşlarım; uzun bir süre benden uzaklaş git. “ dedi.” Ey İbrahim, sen benim tanrılarımı beğenmiyor musun? Sen benim tanrılarımdan yüz çeviriyorsun? Benin tanrılarıma kulluktan iraz ediyorsun? Eğer bundan vazgeçmezsen, bu tavrından, şu tanrılarımıza hakaretten vazgeçmezsen mutlaka seni taşlarım, seni öldürürüm. Eğer benim gazabımdan kurtulmak istiyorsan, yaşamak istiyorsan bir süre benden uzaklaş. Dargınım sana. Uzak dur benden. Uzun bir süre gözüme görünme. İşte îmanla küfrün farkı. İşte îman ehliyle şirk ehlinin belirgin özelliği. Birisi son derece saygılı, hürmetli öbürü son derece haşin ve sert. İbrahim (a.s): Babacığım, babacığım diyerek merhamet ve şefkatle yaklaştığı halde, onu diriltmeye, onu cennete kazandırmaya çır-pındığı halde, berikisi oğlum bile demiyor da, ey İbrahim diyor. Ey İb-rahim eğer bu yaptıklarından vazgeçmezsen, eğer benim gibi inanmazsan seni öldürürüm diyor. Küfrün îmana asla tahammülü yoktur. O böyle deyince bakın Allah’ın elçisi de: