Murselât Suresine Dön

Murselâtالمرسلات

31. Ayet

31Murselât Suresi

لَا ظَل۪يلٍ وَلَا يُغْن۪ي مِنَ اللَّهَبِۜ

Ne gölge sağlar, ne de alevlerden korur.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

30-34. “Gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin. O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür. Yalanlamış olanların o gün vay haline!” Haydi yeryüzünden boşanın da gidin o üç çatallı gölgeye ki, o gölge ne gölgelendirir ne de ateşten korur. Muhakkak ki o saray gibi kıvılcımlar atar. Sanki sarı sarı deve sürülerinin zıplaması gibi süratlidir o kıvılcımlar. Sarı develer gibi. Onlara denilecek ki haydin “Zî selâsi şuab” bir gölgeye! Zî selâsi şuab, yani üç şube, üç bölüm, sağdan, soldan ve üstten gelecek şekilde onları çepeçevre kuşatacak, her yönden onları sarıverecek bir azap ifadesidir. Ama üç çatallı, üç bölümlü bir gölge, bir azaptır ki, ne gölgeler ne de ateşten korur. Bundan kasıt daridir, zakkumdur, ğıslîndir denmiş. Bu üçlüdür demişler. Veya Leheb’dir, Şerardır, duhandır demişler. Veya kandır, irindir, dikendir demişler. Onlar öyle şerareler atarlar ki sanki kasır gibi. Bu kelime, kasır, kısar, kusur şekillerinde de okunmuştur. Yani büyük ağaç gövdesi, ağaç kökü veya dağ gibi, veya bina, köşk gibi, veya deve boynu gibi. En büyük anlamına gelen bir sıfattır bu. En büyük şerareler atarmış o cehennem, o ateş, o gölge. İfadesindeki “Cimâle”, develer anlamınadır, böyle sarıya çalar develer. Sanki o cehennemin kıvılcımları sarı sarı develer gibidir. Veya cimâle gemilerin hâlâtları anlamına gelir. Yani cehennem ateşinin boyutları anlatılıyor. Allah korusun sı-ğınabilecek, kaçılabilecek bir yer de yok. Öyle kıvılcımlar ki saray gibi, dağlar gibi. Öyle süratli ki zıplayıp giden sarı sarı develer gibi. Allah korusun dayanılacak gibi filan değil.
Murselât Suresi 31. Ayet | Tevhid Meali