48-49.“Onlara “Rüku edin” denildiğinde rükua varmazlar. O gün yalanlamış olanların vay haline!” Onlara bel bükün! Boyun eğin! Allah’ı dinleyin! Allah karşısında ukalalık etmeyin! Allah karşısında bilgi iddiasına kalkmayın! Allah karşısında güç iddiasında bulunmayın! Hayatınızda Allah’ı diskalifiye etmeye kalkmayın! Rabbinize teslim olun! Rabbinizin Kitabına kulak verin! Allah’ın istediği gibi yaşayın! Yani rüku edin! Allah’ın emirlerine, Allah’ın yasalarına kayıtsız kalmayın! Allah’a kafa tutmayın! denildiğinde buna hiç de yanaşmıyorlardı. Hayatınıza Allah’ın istediği gibi program yapın denilince buna hiç de razı olmuyorlardı. Veyl olsun o alçaklara, veyl olsun! Buraya kadar anlatılan 49 âyette gördük ki Rabbimiz yemin üstüne yeminlerle, tekrar tekrar yeminle söze başlayarak buyurdu ki: “Kullarım! İnsanlar! Aklınızı başınıza alın! Ve beni iyi dinleyin! Size karşı son derece Raûf ve Rahîm olan ben sizi uyarıyorum! Unutmayın ki bir gün mutlaka ölecek ve yeniden dirileceksiniz! İşte bunun birkaç görüntüsü: Dağlar, arz, sema, ay, yıldızlar, cinler, melekler ve peygamberler randevulaşmış, kararlaştırılmış belli bir gün için toplanacaklar. Ben size o günün özelliklerini anlattım. O gün helâk olacakları, kahrolacakları ve kurtuluşa erecekleri tek tek anlattım. Helâk olacakların yalancılar olduğunu ısrarla beyan ettim. Sonra cehenneme ve cennete gideceklerin özelliklerini de anlattım. Peki şimdi söyleyin bana: