99,100. “Ey Muhammed! Geçmiş olayları sana böylece anlatırız. Katımızdan sana da bir kitap verdik; kim ondan yüz çevirirse bilsin ki kıyâmet günü bir günâh yükü yüklenecektir.” İşte böyle. Geçmişlerin haberlerini işte böylece sana kıssa ederiz, okuruz. Muhakkak ki Biz sana katımızdan bir zikir, bir nasi-hat, bir gündem ve bir şeref vermiş oluyoruz. Evet buraya kadar pey-gamber bir haber okudu, bir haber dinledi. Biz bir haber okuduk, bir haber dinledik. Bu haberi okuyan Allah. Bu haberi dinleyen Rasûlul-lah. Allah’ın okuduğu, Rasûlullah’ın dinlediği, sonra Rasulullah’ın okuyup ashabının dinlediği, Rasûlullah ve ashabının kalbinin imanla ve cesaretle dolduğu, kâfirler karşısında direnmeyi öğrendikleri, Allah safında ve Allah desteğinde olmanın izzet ve şerefini yaşadıkları, Allah dışındaki tanrı taslaklarının hiç bir değer ifade etmediklerini öğ-rendikleri bu haberlerle bizler de şu anda beraber olduk. Gelin öyleyse bu haberlerin dışında bize hidâyet, bize özgür-lük kazandıracak haber arayışları içine girmeyelim. Gelin Allah’ın haberlerinden, Resûlünün haberlerinden haberdar olmanın yollarını arayalım. Kesinlikle bilelim ki izzet ve şeref bu haberlerle ilgilenen, hayatını bu haberler doğrultusunda yaşayanların olacaktır. Ama: Her kim ki Allah’ın bu haberlerinden yüz çevirir, bu haberlerle ilgilenmez, kim bu zikri, bu Kuranı kapatarak bir hayat yaşamaya kal-karsa, kim peygamberden yüz çevirirse kıyâmet günü günâhını yüklenerek gelecektir. Evet bu Tâ-Hâ’dan, bu âyetlerden, bu gündemlerden yüz çevirerek bir hayat yaşayan kimse kıyâmet günü günâh yükleriyle gelecektir.