104. “Aralarında konuştuklarını Biz daha iyi biliriz. En akıllıları: "Sadece bir gün eğleştiniz " der.” Onların dediklerini en iyi Biz biliriz. Elbette Mahşer yerinde onların gizlice birbirlerine fısıldadıklarını bilen Allah’tır. Onların kendi lerine örnek olarak aldıkları der ki, hayır hayır on değil bir gün kaldınız, bir gün. Evet geri gelmeyecek günler bin yıl olsa ne yazar? Uzun bile olsa kısa görüyorlar bugünleri. Evet dünya bir günmüş. Sadece bir gün. Eh Firavun hanedanı binlerce sene saltanat sürmedi mi? Öteki, beriki böyle olmadı mı? Ad, Semûd şu kadar yaşamadı mı? Nuh toplumu şu kadar zulmetmedi mi? Saltanatlar, sultanlar, devletler, egemenler ne kadar da mağrur değiller miydi? Ne kadar da müs-tekbir, astıkları astık, kestikleri kestik değiller miydi? Demek dünya bir gün kadarmış öyle mi? Peki o bir günlük bir dünya için zalim olmak ne anlama geliyor? Ya da o bir günlük dünya hayatı için zalimlere im-renmenin ne anlamı kalıyor? Demek ki yolun iyisini, doğrusunu bilenlerin söyledikleri çok daha doğrudur. Bakın bir gün Ömer efendimiz Rasûlullah efendimizi görür. Rasûlullah efendimiz evinde içindeki samanlar dökülmeye yüz tutmuş bir yastığın üzerine başını koymuş yatmaktadır. Gözleri dolar Ömer efendimizin ve der ki: Ey Allah’ın Resûlü Bizans’ın Kayserleri, Kisrâlar şöyle şöyle bir hayatın içindelerken biz senin başının altına bir yastık bile yaptıramadık der. Rasûlullah bir günlük dünya onların olsun ey Ömer, âhiret bizim için yetmez mi? Denize parmağını daldırsan ne kadar suyla gelir? İşte âhiretin yanında dünya bu kadardır buyurur. Bir yolculuğa çıkmışım, bir ağacın altında biraz oturup dinlenmişim, sonra kalkıp yoluma devam etmişim. İşte ey Ömer dünya bu kadardır buyurur. Eh şimdi bizler bir günlük dünya hayatı için mi çırpınıyoruz? Bir günlüğüne mi evler yapıyoruz? Bir günlük için mi bu kadar saraylar peşindeyiz? Bir günlük rızık için mi bu uğraşları veriyoruz? Yâni bir günün rızkını bulamadık ta onun için mi bu kadar gece-gündüz koşturuyoruz? Bu bir günlük dünya için mi zalimlere boyun eğiyoruz? Bir günlük dünya için mi zalim oluyoruz? Bu nasıl bir iş? Bu nasıl bir anlayış? Bu nasıl bir hayat?