Tâhâ Suresine Dön

Tâhâطه

11. Ayet

11Tâhâ Suresi

فَلَمَّٓا اَتٰيهَا نُودِيَ يَا مُوسٰى

Oraya varınca kendisine, “Ey Mûsâ!” diye seslenilmişti.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

11. “Mûsâ ateşin yanına gelince: "Ey Mûsâ! " diye seslenildi:” Ateşin yanına vardığında kendisine ey Mûsâ! diye seslenilir. Evet Mûsâ o ateşin yanına vardığında bir ses Ona hitap eder. Ve işte o anda yeryüzünün en harikulade, en büyük hadisesiyle karşı karşıyayız. Evet yeryüzünde sadece Hz. Mûsâ (a.s) nın karşılaştığı başka hiç kimsenin müşahit olmadığı bir hadise. Rabbimiz bir beşerle konuşuyordu. Mûsâ’ya sesleniyordu. Ne büyük bir hadise değil mi? Sizce de öyle mi? Gerçekten sizce de yeryüzünün en şerefli olayı mıdır bu? Öyleyse kesinlikle bilesiniz ki, Rabbimizin ve efendimizin beyanlarından umarız ki şu anda bizlerin de bu şerefe ulaşma imkânlarımız vardır. Nasıl? İşte şu kitabıyla Rabbimiz bizimle de konuşmaktadır. Rabbimizin bu kitabını elimize alıp okumaya başladığımız andan itibaren kesinlikle bilelim ki Rabbimiz bizimle konuşmaya başlamış ve bizler de Mûsâ (a.s) nın ulaştığı şerefe ulaşmışız demektir. Unutmayalım ki Mûsâ (a.s) la Turda konuşan Rabbimiz bizimle de Bakarayla, Âl-i İmrân’la, Nisâ’yla, Tâ-Hâ’yla konuşacaktır. Yeter ki bizler de elimize bu kitabı alıp Rabb’imizle konuşmaya başlarken Mûsâ (a.s) nın Turun eteklerindeki tavrına benzer bir tavır içine girelim. Rabb’imizle konuştuğumuzun, Rabbimizin huzurunda olduğumuzun ve hayatımızı düzenlemek üzere Rabbimizden mesaj aldığımızın bilincinde olalım. Bilelim ki biz bir insanla konuşmuyoruz. Bu söz insan sözü değil. Bir melek sözü, bir Melik sözü de değildir bu. Göklerin ve yerin sahibi, arşın sahibi, tüm mevcudatın Rabbi, tüm varlıklarının İlâhı ve kendisinden başka da İlâh da olmayan Rabb’imizle konuştuğumuzun şuurunda olalım. Evet yeryüzünün en büyük buluşması, yeryüzünün en büyük toplantısı, yeryüzünün en büyük zirvesi. Bu zirvenin iki tarafı var. Birisi göklerin ve yerin sahibi ve Mâliki olan Allah, diğeri de bir insan. Yeryüzünde Rabbimizin seçip vahyine odak nokta yaptığı, kendisiyle konuşma şerefine erdirdiği Hz. Mûsâ.