1. Ta, Ha. Az evvel de ifade ettiğimiz gibi mânâsını ancak Allah’ın bildiği bir ifadeyle, huruf-ı mukatta âyetiyle, ya da bu şekilde Rasûlullah efendimize bir hitapla sûreye başlar Rabbimiz. Rasûlullah efendimiz ve beraberinde bir avuç müslümanın sıkıntılı günlerinde inen bir sûrenin ilk hitabı böyle. Bir zamanlar kendisine emin insan dedikleri, güvenilir insan dedikleri, tüm emânetlerini kendisine teslim ettikleri Muhammed (a.s) Allah’tan vahiy alıp hayatlarını bu vahiyle sorgulamaya başladığı andan itibaren onu sevmez olmuşlar, ona düşman kesilmişlerdi. Her evden ona karşı beddualar yükseliyordu. En yakınlarını sıkıştırıyorlar, dünyayı onlara dar ediyorlardı. İşte böyle başta, başlarında Allah’ın kutlu elçisi olmak üzere bir avuç insanı Rabbim Allah dedikleri için bir kaşık suda boğmak istedikleri bir dönemde, Rasûlullah ve müslümanların bunaldıkları bir atmosferde geliyordu bu sûre. Bakın Rabbimiz elçisini teselli ederek şöyle buyuruyor: