Tâhâ Suresine Dön

Tâhâطه

22. Ayet

22Tâhâ Suresi

وَاضْمُمْ يَدَكَ اِلٰى جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ اٰيَةً اُخْرٰىۙ

“Elini koltuğunun altına sok! Hiçbir kötülük/hastalık olmaksızın bembeyaz çıksın. (Bu da) başka bir ayet/mucize.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

21,23. “Allah: "Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mûcizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mûcize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın" dedi.” Rabbimiz buyuruyor ki;ey Mûsâ, onu al ve hiç korkma. Biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Elini koynuna sok, bir hastalık, bir sıkıntı olmaksızın başka bir mûcize olarak bembeyaz bir durumda çıksın. Böylece sana daha büyük âyetlerimizden gösterelim. Elin güneş gibi parlayacak ama asla sana bir zarar vermeyecektir. Evet düşünebiliyor musunuz? On yıl Medyen’de Firavundan gizlenen Hz. Mûsâ bir anda Tûr’un eteklerinde göklerin ve yerin Rabbi ile karşı karşıya, Onunla konuşuyor. Elindeki asa bir yılan haline geliyor, tekrar onu eline alıyor eski asa halini alıyor, koynuna sokup çıkardığı eli bembeyaz bir nûr kesiliyor. Mûsâ (a.s) rahmet, nimet ve lütuflarla kuşatılıyor. Ve bütün bunların beraberinde gelen bir sorumluluk, bir büyük görev var. On yıl Medyen’de çobanlık yapan Mûsâ şimdi insanlara çobanlık yapacaktı, insanları güdecekti. Bu görev öncesi Rabbimizin takdiriyle böyle bir çobanlık eğitiminden geçirilmişti. Dağda, çölde âdeta gelecekteki görevi için pişirilmiş, olgunlaştırılmıştı. Açlığa, susuzluğa, yoksulluğa, sıkıntıya, mahrumiyete alıştırılmıştı. Çünkü kendisini büyük bir görev bekliyordu. Bakın işte görevi: