Tâhâ Suresine Dön

Tâhâطه

66. Ayet

66Tâhâ Suresi

قَالَ بَلْ اَلْقُواۚ فَاِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ اِلَيْهِ مِنْ سِحْرِهِمْ اَنَّهَا تَسْعٰى

Demişti ki: “(Hayır!) Bilakis, önce siz atın!” (Birde ne görsün) ipleri ve asaları, yaptıkları büyü nedeniyle, gerçekten hareket ediyor gibi geldi ona.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

66. “Mûsâ: "Siz koyun" dedi. Hemen, değnekleri ve ipleri, sihirleri yüzünden, Mûsâ' ya sanki yürüyorlarmış gibi geldi.” Haydi ne atacaksanız atın bakalım. Buyurun bir numaranız varsa ortaya atın da görelim. Sonra da ne yapacaksak biz de yaparız dedi. Çünkü Allah’ın elçisinin onlardan korkacak bir şeyi yoktu. Çünkü onlar ne atarlarsa atsınlar hakkın karşısında dayanma güçleri yoktu. Hakkın karşısında bâtılların asla dayanma gücünün olmadığını Allah’ın elçisi çok iyi biliyordu. Ne atarlarsa atsınlar, ne numara çekerlerse çeksinler, ister teknolojiyi kullansınlar, ister sanatlarını kullansınlar, ister edebiyatlarını gündeme getirsinler, ister falanca bilim dalını, filanca silahlarını kullansınlar fark etmez, hakkın karşısında hiç birisinin dayanma gücü yoktur. Hakkın karşısında bâtıllar yok olmak zorundadır. Hakkın karşısında her şey yerle bir olmak zorundadır. İman karşısında hiçbir bâtılın dayanma gücü yoktur. Evet Hz. Mûsâ dedi ki neyiniz varsa atın. Neyiniz varsa, hangi fikriniz, hangi usulünüz, hangi tekniğiniz, hangi nazariyeniz varsa atın ortaya. Hz. Mûsâ’nın hiçbir endişesi yoktu. Çünkü Allah âyetleriyle, vahiyle beraber olan, Allah âyetlerine sahip olan bir müslüman, karşısında kim olursa olsun asla korkmayacaktır. Ama Allah âyetlerine sa-hip olursa tabii. Çünkü onların ortaya attıklarının tümünü kaldıracak olan, iptal edecek, susturacak olan Allah âyetleridir. Bizim planımız, bizin fikrimiz, bizim metodumuz, bizim zekamız değil. O halde eğer bizler de Allah âyetlerinin bilgisine sahipsek o zaman hiç kimseden korkmayacağız. Hiçbir güç, hiçbir fikir, hiçbir ide-oloji vahyi bilen mü’min karşısında dayanamaz. Ama eğer bizler Allah âyetlerinde mahrumsak, Allah âyetlerinden habersizsek o zaman da her şeyden korkarız, korkacağız, korkuyoruz da işte. Evet atın bakalım ne atacaksanız dedi Hz. Mûsâ: Onlar attılar atacaklarını ortaya, bir de ne görsün Mûsâ, onların ortaya attıkları ipleri, sapları hayal olarak sanki koşuyorlar. Yâni Mûsâ (a.s) nın gözüne hareketli bir görünümde görünüverdi onlar. Gerçekten çok korkunç, çok acayip bir manzara. Koşan korkunç varlıklar tüm meydanı kaplayıverdiler. Hayaletler tüm meydanı, tüm mey-danları kaplayıverdi. Tüm sahâlârda, tüm meydanlarda, tüm ül-keler-de, tüm mahallelerde, tüm evlerde bu sihirbazların teknolojik ge-liş-meleri, ekonomik büyümeleri, siyasal ve askeri güçleri, eğitim seferberlikleri, oyun eğlence vasıtaları, şarkıcıları, türkücüleri, futbolcuları etkisini gösteriverdi. Her biri ayrı bir hesapla, her biri ayrı bir etkiyle meydanları dolduruverdi ve hayaller gerçekmiş gibi görünüverdi. Bunların etkisinde kalan, gözleri boyanan tüm halk çılgınlar gibi çığlıklar atmaya başlayıverdi. Tabii Mûsâ (a.s) da bir insandı.