Tâhâ Suresine Dön

Tâhâطه

80. Ayet

80Tâhâ Suresi

يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ قَدْ اَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ عَدُوِّكُمْ وَوٰعَدْنَاكُمْ جَانِبَ الطُّورِ الْاَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰى

Ey İsrâîloğulları! Muhakkak ki sizleri düşmanlarınızdan kurtarmış ve sizinle (buluşmak için) Tûr Dağı’nın sağ tarafı için sözleşmiş, üzerinize de kudret helvası ve bıldırcın eti indirmiştik.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

80. “Ey İsrâil oğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık, Tur'un sağ yanını size vaat ettik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.” Ey İsrâil oğulları, ey peygamber çocukları, muhakkak ki sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tur’un sağ tarafını, daha önce Rabbimi-zin Medyen’den dönerken Mûsâ (a.s) ile konuştuğu Tur dağının sağ tarafları olan mukaddes bölgeyi size vaat ettik, lütfettik. Ve o bölgede iken sizin üzerinize nimet olarak kudret helvası ve bıldırcın eti indirip onlarla sizi doyurduk. Evet Rabbimiz onları Firavunun zulmünden, kölelikten kur-tardı. Tabii sadece onları değil şu anda bizleri de bizim çağdaşımız Firavunlardan kurtaran Rabbimizdir. Öyle değil mi? Eğer şu anda Firavunlara rağmen, Firavunî sistemlere rağmen bizler, çocuklarımız müslüman kalabilmişsek, Firavunların bizim önümüze kazdıkları eğitim barikatlarını yararak sağ salim, imanlarımızı yitirmeden bugünlere ulaşabilmişsek unutmayalım ki bizi de onlardan kurtaran Rabbimizdir. Bizler de Rabbimize hamd etmek, şükretmek ve Ona Onun istediği kulluğa yönelmek zorundayız. Men ve Selva Cenâb-ı Hakkın onları doyurmak için verdiği iki ayrı nimetti. Satın almak için paraya gerek yoktu, elde etmek için zahmete ihtiyaç yoktu. Firavunun sarayında yağlı ballı bir köle hayatı yaşamaktansa çölde hür bir şekilde Allah’a kul olmayı tercih eden Hz. Mûsâ’yı ve beraberindeki müslümanları Rabbimiz bu nimetlerle doyuruverdi.