85. “Allah: “Doğrusu Biz, senden sonra milletini sınadık; Sâmirî onları saptırdı" dedi.” Ey Mûsâ: Biz senden sonra, senin onların arasından ayrılmandan sonra senin kavmini fitneye düşürdük. Onları bir imtihandan geçirdik. Onları Samirî saptırdı. Onları Buzağıya tapınmaya dâvet ederek azdırdı. Bu, Allah’ın elçisi Mûsâ (a.s) için çok zor bir hadise, çok büyük bir imtihan, çok müthiş bir haberdir. Nasıl olabilirdi böyle bir şey? Çok kısa bir süre önce Allah onları Firavun’un elinden kurtarsın. Karşılarında gözlerinin önünde deniz yarılıp sağ salim karşı tarafa geçsinler. Allah gözlerinin önünde düşmanlarını denizde boğsun. Çölde onları bulutla gölgelendirsin, bıldırcın eti, kudret helvasıyla beslesin. Tüm nimetlerini üzerlerine yağdırsın. Allah’ı tanısınlar, peygamberi tanısınlar, sonra da yanı başlarındaki elçisi Mûsâ (a.s)’ı kendilerine hayatlarını düzenleyecekleri bir kitap vermek üzere Tur’a çağırsın, peygamberlerinin kısa bir dönem aralarından ayrılmasını fırsat bilsinler ve içlerinden birisi onları azdırsın ve Allah’a isyana, put tapıcılığına sürüklesin. Gerçekten de olacak bir şey değildi bu.