8. “Allah'tan başka İlâh yoktur, en güzel isimler O'nun-dur.” Allah kendisinden başka İlâh olmayandır. Kendisinden başka sözü dinlenecek, kulluk edilecek olmayandır Allah. Göklerde ve yerde tüm kullarının, tüm varlıkların kulluk ipleri elinde olan, sadece kendisine ibadet edilen, sadece kendisinin sözü dinlenen, sadece kendisinin hayat programı program kabul edilen, sadece kendisinin kanunları geçerli olan, herkesin kendisine boyun büktüğü tek varlık Allah’tır. Kendisine yönelinecek, kendisine kulluk edilecek, kendisi razı edilecek tek varlık Allah’tır. Ondan başka İlâh yoktur. Ondan başka sözü dinlenecek, ondan başka hatırı kazanılacak varlık yoktur. İbadetin, duanın, tevekkülün sadece kendisine yapılacağı imdadın yardımın sadece kendisinden isteneceği tek varlık Allah’tır. Tüm varlıklar adına kanun koymaya, onlara din ve şeriat belirlemeye, onlara hayat programı çizmeye yetkili tek varlık Allah’tır. Allah’tan başka hiçbir kimsenin kanun yapmaya, din belirlemeye, hayat tarzı koymaya, hayat programı belirlemeye hakkı yoktur. Din koyucusu sadece Allah’tır. Hayat programını belirleyici sadece odur. Çünkü tüm varlıklar Onundur, herkes ve her şey Onun kuludur, Onun mülküdür ve mülkünde söz hakkı da sadece Ona aittir. En güzel isimler, tüm güzel isimler Onundur. En güzel sıfatlar Rabbimize aittir. Güzelliklerin tamamı Ona aittir. Rabbimiz en güzel isimlerini kitabında bize tanıtmıştır. Bizler bize tanıtılan isimleriyle ilgi kurarak Rabbimizi tanıyacak, iman edecek, onları kafamızda canlı tutacak ve onlarla Ona karşı tavrımızı, kulluğumuzu belirleyeceğiz. Rasûlullah efendimizin bir hadislerinden öğreniyoruz ki Rabbimizin kendisine ait olarak bize haber verdiği 99 Esmâsını başkalarından ayıran, bu isimleri başkalarına vermeyen ve bu isimleri sayarak Rab-b’ine iman eden, dua eden kişi cennetliktir. Tabii sadece Rabbimizin bu isimlerini ezberlemek değildir mesele. Bu isimlerle ilgi kurarak onların muhtevasına uygun bir hayat yaşamak önemlidir. Peki mânâsına uygun bir hayat yaşamakla mükellef olduğumuz Rabbimizin bu güzel isimlerini nereden öğreneceğiz? Elbette bunları Rabbimizin kitabı ve elçisinin beyanlarından öğreneceğiz. A’râf sûresinde de Rabbimizin bu güzel isimleriyle Ona dua etmemiz tavsiye edilir. Yâni bu isimlerle tevessül edecek ve isteyeceğimizi onlarla isteyeceğiz. Konumumuz, durumuz, hacetimiz hangi isme mütenasipse onunla dua edecek, tavır belirleyeceğiz. Meselâ bir rızık isteme pozisyonundaysak ya Rezzak diyerek. Günâhlarımızın affını, kusurlarımızın örtülmesini isteme makamındaysak ya Gaffâr, ya Settâr diyerek. Korktuğumuz bir şeyden bizi korumasını isteme or-tamındaysak ya Hafız, şifa isteme atmosferindeysek ya Şâfî diyerek dua edeceğiz. Ve tabii en önemlisi sadece Rabbimize ait olan bu isimleri, bu sıfatla asla başkalarına vermeyeceğiz. Rabbimiz peygamberine seslenerek söze başladı. Kitabını onu bedbaht etmek, üzmek için değil mahza rahmet için indirdiğini ortaya koydu. Arşa istivâ ettiğini anlatarak gücünü, kudretini anlattı. Göklerin ve yerin mülkünün sadece kendisine ait olduğunu, göklerde ve yerde sadece kendisinin egemen olduğunu ve en güzel isimlerin kendisine ait olduğunu vurgulayarak peygamberine karşı böyle bir dostluk, böyle bir destek, böyle bir teselli sunduktan sonra bakın ona ve kıyâmete kadar onun yolunun yolcularına desteğini sürdürdüğünü şöylece ortaya koyacak: