45-46. “Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nîmet içinde bulunurlar iken, büyük günâh işlemekte direnir du-rurlardı.” Lâyıktır bu durum olara. Çünkü onlar daha önce, dünyada mütrafîn idi. Çünkü onlar dünyada şımarıktı. Çünkü onlar dünyayı yegâne hedef, kıble biliyorlardı. “Dünya hayatı yegâne hayattır” diyorlar-dı. Dünyada Allah’ın rubûbiyetini, ulûhiyetini, peygamberin örnekliliğini reddediyorlardı. Çünkü onlar dünyada Allah’ın kendilerine verdiği ekonomik, siyasal ve askerî güçlerine güvenerek Allah karşısında şımarıyor, Allah’a kafa tutuyorlardı. Zevklerini din ediniyorlardı. Dünyada nîmet içinde oldukları, Allah’ın lütuflarına mazhar oldukları halde günâh işlemekten çekinmeyen, günâhkâr bir hayata direnen insanlardı onlar. Dünyanın zengin, şımarık servet sahipleri, dünyada Allah yasalarını tanımadan sere serpe, sınırsız bir hayat yaşayan, zenginliklerinin, arsızlıklarının, servetlerinin kendilerini azdırdığı kimselerdi onlar. Servetlerinin, zevk ve eğlencelerinin, lüks ve israflarının içinde sınırsızca yaşadıkları hayatlarının içinde Allah’ı kabule yanaşmayan kimseler. Allah elçilerinin ve mü’minlerin yolunu kesmeye çalışan, Allah’la savaşa tutuşan insanlardı bunlar. Rabbimiz diyor ki, büyük büyük günâhlar üzerinde ısrarlıydı bunlar. Küfür, şirk içinde bir hayatın savunucusuydular. Küfrü ve şirki yasallaştırma kavgası veriyorlardı. Çünkü en büyük günâh, küfür ve şirk günâhıdır. Yeryüzünde en büyük günâh insanın kendisine, yaratıcısına kulluk ortamından çıkıp başkalarına, ya da kendi kendisine kulluk badiresine atılmasıdır. İşte bunlar bunu yapıyorlardı. Allah’ı hayatlarına karıştırmıyorlardı. “Allah ekonomiyi bilmez, Allah eğitimden anlamaz, Allah kılık-kıyafete karışmaz, Allah hukuktan anlamaz, Allah sosyal ve siyasal yapılanmalar konusunda cahildir” diyorlardı. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a, “ey Allah 1400 yıl önce senin işin bitti” diyor-lardı. “Senin dininin, senin kitabının, senin peygamberinin işi biteli çok oldu. Şimdi bizler çok mükemmel noktalara ulaştık. Bilimlerimizle, filmlerimizle biz seni çoktan aştık. Senin artık bu işlere aklın ermez” diyor, tüm hayatlarından Allah’ı ve Allah’ın âyetlerini silmeye çalışıyorlardı. Bakın bunlar bir de dünyada şöyle diyorlardı: