Vâkıa Suresine Dön

Vâkıaالواقعة

56. Ayet

56Vâkıa Suresi

هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّ۪ينِۜ

Bu, Kıyamet Günü’nde onların ziyafetidir!

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

51-56. “Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar! Doğrusu zakkum ağacından yiyeceksiniz. Karınlarınızı onunla dolduracaksınız; onun üzerine kaynar su içeceksiniz; hem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz. İşte onlara, ceza günü sunulacak konukluk budur.” “Sonra sizler ey sapıklar, ey yalancılar, ey Allah’ı, Allah’ın âyetlerini, Allah’ın haberlerini yalan sayanlar, Allah’ın âyetlerini yok farz ederek, âyetleri örterek bir hayat yaşayanlar, sizler zakkum ağacından yiyeceksiniz. Karınlarınızı onunla doyuracaksınız. Onun üzerine de kaynar su içeceksiniz. Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi ondan içeceksiniz. İçtikçe susayan, susadıkça içmeye koşan doyumsuz, hasta develerin içtiği gibi içeceksiniz o kaynar sudan. Suya kanmayan, ciğeri yanmış, aklı ermeden içenler gibi içeceksiniz. Çünkü sizler dünyada da doyumsuzdunuz. Dünyada da bir türlü doyma bilmeyen, başkalarının elindekilere de uzanan zalimlerdiniz. Temiz-pis, haram-helâl ayırt etmeden dünyada da her şeyi yeme-den yanaydınız. İpini koparmış dana gibi önünüze gelen her şeyi yiyip içmeden yana, aklınıza gelen, keyfinize göre sere serpe bir hayat yaşamadan yanaydınız. Hiçbir kayd ve sorumluluk altına girmek istemi-yordunuz. Allah’ın haram-helâl yasalarını dinlemeden bir hayat yaşamadan yanaydınız. Bu âyetleri tüm yeryüzü kâfirlerine ve müşriklerine duyurmak zorundayız. Öldükten sonra dirilecek miyiz? Hesaba çekilecek miyiz? Bu yaptıklarımız bizden sorulacak mı? Yaşadığımız bu hayatın hesabını ödeyecek miyiz? diye soranlara bu âyetleri mutlak sûrette ulaştırmalıyız. Yahut ben öldükten sonra dirilmeye inandım deyip de hayatlarını bu imana bina etmeyen, iman kaynaklı bir hayat yaşamayan, dünya hesabına yaşayan insanlara bu âyetleri hatırlatmak zorundayız. Ama öncelikle bu âyetleri kendimize duyurmalıyız, kendimizi uyarmalıyız. Unutmayalım ki bir günün belli bir vaktinde Allah huzurunda toplanacağız. Bu dünyada iyi kötü yaptığımız her şeyin hesabını vereceğiz. İşte cennetliklerin durumu ve işte cehennemliklerin durumu. Şu anda bu kâfirler, bu zalimler dünya üzerinde Müslümanlara cehennem azabı tattırmıyorlar mıydı? Doyumsuzca Müslümanların ellerindekilere uzanmıyorlar mıydı? İşte Rabbimizin onlara azabı da tamı tamına bir azaptır. Rabbimiz âdildir ve işte adaleti böylece tecelli ediyor. Onlar nasıl egemen olduklarına bu cezayı lâyık görüyor idiyseler, Rabbimiz de onlara böyle bir cezadan söz ediyor. İşte o gün onların ağırlanması da böyledir. O gün onlara sunulacak ziyafet işte budur. Peki sorayım şimdi size, siz hangisinden yanasınız? Hangisinden razısınız? Cehenneme gitmekten, cehennemliklerin şu rezil ve kahredici hayatından mı yoksa cennetliklerin mükâfatlarından mı? Hangisinden razıysanız hayatınızı ona göre yaşamak zorundasınız. Şimdi soruyor Rabbimiz: