111. “Andolsun ki, peygamberlerin kıssalarında, aklı olanlar için ibretler vardır. Kur’an uydurulabilen bir söz değildir. Fakat kendinden önceki Kitapları tasdik eden, inanan millete her şeyi açıklayan, doğru yolu gösteren bir rehber ve rahmettir.” Muhakkak ki bu peygamberlerin kıssalarında, Yusuf (a.s) ve kardeşlerinin kıssalarında, Nuh’un, Hûd’un, Sâlihin, İbrahim’in, Lût un, İsmail’in, İshak’ın, Yakub’un, Yusuf’un, Eyyub’un, Musâ’nın, Îsâ’nın kıssalarında ve Muhammed (a.s)’ın ve ashabının örnek hayatında akıl sahipleri için ibretler, dersler, âyetler vardır. Bu Kur’an uydurulmuş bir söz değildir. Lâkin önündekini, yâni Tevrat’ı, Zebur’u, İncil’i tasdik eden ve her bir şeyi de tafsil edip açıklayan, insanlığın muhtaç olduğu her tür bilgiyi, her tür yasayı ortaya koyan ve hidâyet olan, yolunu şaşırmış insanlığa yol gösteren ve iman edenlere bir rahmet olan bir kitaptır. Bu kitap birileri tarafından uydurulmuş bir kitap değildir. Bu kitap Allah’tandır. Bu kitabı ne bir beşerin, ne bir peygamberin uydurması mümkün değildir. Bu kitap yi-ne önceden kendisi tarafından indirilmiş Tevrat, Zebur ve İncil’i tasdik etmektedir. Onları reddetmiyor. Ve bu kitap yollarını şaşırmış, programlarını şaşırmış insanlara yol göstermek ve mü’minlere rahmet olma özelliğinde bir kitaptır. Hidâyet bu kitabın hidâyetidir, yol bu kitabın yoludur, yasa bu kitabın yasasıdır, hayat programı bu kitabın programıdır, hüküm, kıssa bu kitabın kıssasıdır, rahmet, şifa bu kitabın şifasıdır. Allah bizi bu kitapla beraber olmaktan ayırmasın. Âmin.