32. “Vezirin karısı: “İşte sözünü edip beni yerdiğiniz budur. Andolsun ki onun olmak istedim, fakat o iffetinden dolayı çekindi. Emrimi yine yapmazsa andolsun ki hapse tıkılacak ve kahra uğrayanlardan olacak” dedi.” Hedefine ulaşan kadın dedi ki işte beni kınadığınız köle budur. İşte sözünü edip beni yerdiğiniz Yusuf budur. Andolsun ki ben Onun nefsinden murad almak istedim. İşte bana laf söylediğiniz, beni dilinize doladığınız manzara budur, ortam budur. Gördünüz işte. İşte benim gönül kaptırıp sahip olmak istediğim Yusuf budur. Ben Ona sahip olmak istedim, ama O iffetinden ötürü, namusundan dolayı çekindi. O tertemiz kaldı. Kendini benim isteğimden korudu. Benim gibi güzel bir kadın karşısında iffetini muhafaza etti O. Ama bundan sonra da emrettiğimi yapmazsa hapse girecek ve aşağılananlardan olacaktır. Kendisine kafayı takmış bir kadın, kendisine baygın baygın bakan kadınlar ve onların arasında iffet abidesi bir Yusuf. Saray, sa-rayın şımarık erkanının tehdidi ve zindan. İşte imtihanların en zoru. Önceden olduğu gibi sadece bir kadın değil artık bütün kadınlarla mücâdelesi başlıyordu Yusuf’un. Çünkü Onu gören öteki kadınlar da Yusuf’a sahip olmayı planlayacaktı. Çünkü Onun karşısında hayran olmamak mümkün değildi. O kadınlar için önemli olan Yusuf’a sahip olabilmekti. Zaten Azîz’in karısının bu ahlâk dışı aşkını uluorta o kadınların yanında ortaya dökmesi o günün Mısır’ının ahlâken sükutunu, iffet ve namus anlayışını ortaya koyuyordu. Mısır sosyetesi bu durumdaydı. Dikkat ediyorsanız öteki kadınlar o kadına hiç bir şey demiyor ve onlar da Yusuf karşısında kendilerinden geçiyorlardı ve o kadın yerine kendilerini koyuyorlardı. Evet şu anda bizim ülkenin sosyetelerinin de buna benzer yaptıkları pisliklerinin yeni bir şey olmadığını anlıyoruz. Yeni ve ilericilik değildir bu iffetsizlerin yaptığı şeyler. Çünkü kendilerinden binlerce sene önce de Mısırda olup biten şeylerdi bunlar. Züleyha diyor ki, ben Onu istedim, ama o benden kaçtı. Lâkin ben bu işin peşini bırakacak değilim. Eğer benim arzuma boyun büküp teslim olmazsa O zindanı boylayacak ve kahra uğrayanlardan olacak. Onun bu tehditlerini duyan Yusuf şöyle diyordu: