Yûsuf Suresine Dön

Yûsufيوسف

55. Ayet

55Yûsuf Suresi

قَالَ اجْعَلْن۪ي عَلٰى خَزَٓائِنِ الْاَرْضِۚ اِنّ۪ي حَف۪يظٌ عَل۪يمٌ

(Yûsuf) demişti ki: “Beni ülke hazinelerine (maliye bakanlığına) yetkili tayin et. Şüphesiz ki ben, koruyup gözetecek ve bu işi bilen biriyim.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

55. “Yusuf: “Beni memleketin hazinelerine memur et, çünkü ben korumasını ve yönetmesini bilirim” dedi.” O zaman yeryüzünün hazinelerini bana bırak. Şu arzı, şu Mısırı, şu devleti, şu yönetimi bana bırak. Muhakkak ki ben çok iyi bir muhafızım. Ben Allah’ın arzında, Allah’ın mülkünde Allah’ın istediği bir hayatı, Allah’ın istediği bir yönetimi, Allah’ın istediği bir adâleti uy-gulamada, gerçekleştirmede becerikli ve emin birisiyim. Ben Rabbi-min bana verdiği vahiy bilgisiyle bu işin üstesinden en güzel bir şekilde gelmeyi becerebilirim. Artık sen bu ülkenin yönetimini bana bırak. Bırak ki şu size haber verdiğim kıtlık senelerinde de, ondan önceki bolluk senelerinde de basiretle, vahiyle ülkeyi yöneteyim, insanları koruyayım, insanlara adâleti, özgürlüğü göstereyim. Ben bu idareciliği bilirim dedi. Rivâyetler gösteriyor ki o hükümdar iyi bir Müslüman olup yönetimini, tacını, tahtını tümüyle Yusuf (a.s)’a devretti. Çünkü baktılar gördüler ki Allah bilgisine sahip olan, geçmişiyle dürüstlüğünü, bilginliğini ortaya koymuş olan Yusuf’tan başka bu işe lâyık kimse yoktur. Ülke kaynaklarını Onun kadar güzel koruyacak, Onun kadar âdil davranacak, Onun kadar namuslu davranacak yoktur. Evet kimileri Yusuf (a.s)’ın hükümdardan sanki bir hazine müsteşarlığı veya maliye bakanlığı istediğini iddia etmeye çalışmışlardır. Sanki bir peygamberi bir küfür sisteminin yedek parçası yapmaya çalışanlar olmuştur. Kendi durumlarına delil çıkarmaya çalışanlar böyle anlamışlar. Halbuki bir peygamberin böyle bir göreve talip olması düşünülemez. Halbuki ilerde gelecek 72. âyette kendisine melik diyecek Rabbimiz. Yine 100. âyette de arşından, tahtından, o tahta oturduğundan söz edilecek. Böylece Biz Yusuf’a iktidar verdik, artık ülkenin her tarafında dilediği gibi tasarruf hakkına sahip kıldık buyuracak Rabbimiz. Değilse bir peygamberin nefesini, gücünü, Allah bilgisini bir Kâfir devletin güçlenmesine harcaması kesinlikle düşü-nülemez. Çünkü Yusuf (a.s) sûrenin önceki âyetlerinde geçti. Hapisteyken hâkimiyet sadece Allah’ın dememiş miydi? Hapisteyken farklı, çıkınca farklı davranan bir kimse peygamber olabilir miydi? Bu bir peygambere yapılabilecek en büyük bir iftiradır.