68. “Babalarının emrettiği gibi girdiler. Esasen bu, Allah katında onlara bir fayda sağlamazdı, ancak Yâ’kub içindeki arzuyu ortaya koymuş oldu. O, şüphesiz kendisine öğrettiğimizi bilir fakat insanların çoğu bilmezler.” Evet oğullar babalarının emrettiği şekilde Mısıra girdiler. Doğrusu bu tedbirleri onlara Allah’tan gelecek olan bir kadere engel olamayacaktı. Ama sadece Yakub’un nefsinde olan bir arzunun pratik uygulamasıydı, bir arzunun ortaya konulmasıydı bu. Babaları öyle istedi, onlar da öyle yaptılar. Ama yine de hüküm Allah’ın elindeydi. Kaderi tayin eden Allah’tı. Hesap Allah’ın hesabıydı. Yâni bir hırsızlık hadisesiyle kardeşleri Bünyamin’in orada ala konmasına engel olamayacaktı bu tedbirleri. Yusuf’u Mısıra getiren Allah, Mısırda kardeşi Bünyamin’le görüşmesini, sonra İsrâil oğullarının, Yakub çocuklarının Mısıra göçmelerini murad eden Allah’ın takdirine mâni olamayacaklardı. Bunu sadece Allah bilirdi. Ondan başka hiç kimse bilemezdi. Yetki Onun elindedir. Kararı veren ve uygulayan Odur. Fakat insanların pek çoğu bunu bilmezler, bilemezler. İnsanlara düşen kendi iradeleri dışındaki olaylara müdahale değil büyük iradeye teslimiyettir. İnsanlar sadece bu büyük iradeye en güzel nasıl kulluk yapabiliriz bunun hesabını yapmaktır. Bollukta, ya da kıtlıkta, hastalıkta, ya da sağlıkta Ona nasıl en iyi kulluk yapabiliriz bunun hesabını yapmaktır. Zindanda ya da dışarıda nasıl kul olabiliriz? İşte kullardan istenen budur. Bizim Ona öğretmemiz sebebiyle O Yakub ilim sahibiydi. Lâkin insanların pek çoğu bunu bilmiyorlar.