7. “Andolsun ki, Yusuf ve kardeşlerinin olayında, soran-lara nice ibretler vardır.” Muhakkak ki Yusuf ve kardeşleri kıssasında soranlara, ibret almak isteyenlere âyetler, dersler, ibretler vardır. Mekke’de ehl-i kitap kimsenin bilmediği, kendilerinin de tam olarak bilmedikleri bu soruyla Rasulullah efendimize gelmişlerdi. Ey Muhammed, anlat bize, İsrâil oğulları, Yakub çocukları Mısıra nasıl gitmişlerdir? diye sorarak onun peygamberliğini imtihan etmek isterler. Bu konuyu içlerinde hiç bir bilen yoktur. Güya kendilerince Rasulullah efendimizi sıkıştıracaklar, peygamberin bilmediği, bilemeyeceği gaybî bir konuda ondan bilgi isteyerek onun maskesini düşürecekler, peygamberi mars edecekler. Söyle bakalım ey Muhammed, İbrahim (a.s)’ın oğlu, İshak (a.s)’ın oğlu, Yakub (a.s)’ın oğulları, yâni İsrâil oğulları Mısıra nasıl yerleşmişmişler? Ne işleri vardı onların Mısırda? Niye gitmişler, nasıl gitmişler oraya? Bereketli toprakları, ataları İbrahim (a.s)’ın yurdu olan Filistin’i niye terk etmişlerdi? Bu iş nasıl gerçekleşmişti? Onların hayatlarında neler olmuştu? Eğer gerçekten Allah vahyine muhatap, Allah bilgisine açık bir peygambersen bütün bunları bilebilirsin. Değilse bu gaybî bilgileri bilmene imkân yok diyerek bu konuda ve başka konularda sordular. İşte Rabbimiz onların peygamberini zor durumda bırakmak, mat etmek için sordukları bu sorunun cevabını son derece güzel bir şekilde, Ahsenü’l Kasas olarak ortaya koyuverdi. İşte kıssa: