Yûsuf Suresine Dön

Yûsufيوسف

81. Ayet

81Yûsuf Suresi

اِرْجِعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يكُمْ فَقُولُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّ ابْنَكَ سَرَقَۚ وَمَا شَهِدْنَٓا اِلَّا بِمَا عَلِمْنَا وَمَا كُنَّا لِلْغَيْبِ حَافِظ۪ينَ

Babanıza dönün ve deyin ki: “Babamız! Muhakkak ki senin oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimize tanıklık ediyoruz. (Olayların perde arkasını bilen) gaybın koruyucuları değiliz.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

80,82. “Ümitsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi: “Babanızın Allah'a karşı sizden bir söz aldığını, daha önce Yusuf meselesinde de ileri gittiğinizi bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar ki O, hükmedenlerin en iyisidir bu yerden ayrılmayacağım. Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki: “Ey babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, bu bildiğimizden başka bir şey görmedik; görülmeyeni de bilmeyiz; bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sorabilirsin; biz şüphesiz doğru söylüyoruz.” Yusuf’tan ümitlerini kesince, onun yerine bir başkasını bıraktırmak söz konusu olmayınca bir kenara çekilip kendi aralarında konuşmaya başladılar. Büyükleri dedi ki, bilmiyor musunuz? Babanız sizden Allah’ı şahit tutarak söz almadı mı? Siz değil misiniz Yusuf’u ondan kurtulmak için kuyuya atan? Bu küçük çocuğu babamızdan alırken Allah’a söz vermedik mi? Düşünmüyor musunuz bunları? Val-lahi ben buradan ayrılmıyorum. Gidin ne yaparsanız yapın. Benim babamın yüzüne bakacak yüzüm kalmadı. Ta ki babam beni affedip bana izin verinceye, yahut Allah bizim hakkımızda hükmünü verinceye kadar ben burada kalacağım. Muhakkak ki hüküm verenlerin en hayırlısı Allah’tır. Evet diyor ki; haydi dönün babanıza da anlatın durumu. Deyin ki Ona ey babamız oğlun hırsızlık yaptı. Biz bildiğimize şahitlik ettik. Başka bir şey bilmiyoruz. Bizler gaybın muhafızları değiliz. Biz sadece gözlerimizle gördüğümüzü sana anlatıyoruz. İstersen ey babamız bizimle birlikte yolculuk yapan şu kervana, bu olaya şahit olan şu insanlara sor. Doğrusu biz sadıklardanız deyin. Büyük kardeş bunu söyledi. Yıllar önce de Yusuf’u öldürmeyin, yapacaksanız Onu kuyuya atın diyenin de bu kardeş olduğu rivâyet edilir. Bu diğerlerinden daha insaflı. Ve işte şimdi de kendisini Mı-sırda hapse mahkum eder. Babasının karşısına çıkamayacaktı. Şimdi ne diyecekti babasına? Nasıl inandıracaktı Yakub (a.s)’ı? Şimdi de oğul hırsızlık yaptı? Olacak şey miydi bu? Bir peygamber çocuğunda böyle bir şey nasıl düşünülebilecekti? Gidin aynen olup bitenleri anlatın babamıza diyor. Kervan mısırdan Filistin’e doğru yol aldı. Çölleri aştılar ve nihâyet Yakub yurduna geldiler. Geldi kervan ama buruk geldi. Yıllar önce geldikleri sahte bir burukluğa benzer bir buruklukla geldiler. Ama buradaki olay ciddiydi. Çünkü bu olayın sorumluluğu görünüşte kardeşlere ait değildi. Anlattılar olayı aynen olduğu gibi. O da dedi ki: