Yûsuf Suresine Dön

Yûsufيوسف

97. Ayet

97Yûsuf Suresi

قَالُوا يَٓا اَبَانَا اسْتَغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَٓا اِنَّا كُنَّا خَاطِـ۪ٔينَ

Demişlerdi ki: “Ey babamız! Bizim günahlarımız için (Allah’tan) bağışlanma talebinde bulun. Şüphesiz ki biz, hata edenlerdik.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

97. “Oğulları: “Ey Babamız! Suçlarımızın bağışlanmasını dile, bizler hiç şüphesiz suçluyuz” dediler.” Oğulları, gelinleri, çocukları, torunları, Onu kınayanlar, Ona ihtiyarlamış diyenler, Ona ihanet edenler, Onun oğlunu Ondan koparanlar, Ona eziyet edenler hep birlikte dediler ki, ey babamız bize istiğfarda bulun. Bizi bağışla, bizim bu günâhlarımızdan dolayı Allah’a istiğfar et, biz hata etmişiz, biz yanlış yolda gitmişiz. Yusuf’un karşısında ezildiler, babaları Yakub’un karşısında ezildiler. Kim ezilmez ki peygambere, peygamber yolunu karşı gelir de? Kim sonunda pişman olmaz ki peygambere ihanet eder de? Kim pişman olmaz ki İslâm’a ve Müslümanlara engel olmak için bir rol alır da? Müslümanca bir tavrın karşısına dikilenlerden kim rezil ve rüsva olmamış da sonunda? İşte kıyâmete kadar tüm benzer tavırlara örneklik teşkil edecek bir kıssadır bu. Kıssayı anlatan tüm hayata egemen olan, tüm bu olayları yöneten büyük iradedir. Unutmayalım ki bu dünyada kıyâmete kadar her zaman ve zeminde aynı sosyal yasa geçerli olacaktır. Her zaman zâlimler bir gün mazlumların önünde eğilecek ve pişmanlıklarını bildireceklerdir. Ve mazlumlar, ezilenler mutlaka bir gün yeryüzünün meliki olacaklardır. Allah için bir hayat yaşayanlar, Allah’ın takdirine rıza gösterip her şart altında Müslümanca kalabilmenin hesabını yapanlar mutlak bir gün yeryüzünün hükümdarı olacaklar. Allah bulundukları coğrafyanın egemenliğini mutlak sûrette bir gün onlara verecektir. Ama onlar da imtihandadırlar. Onlar adâletten, Allah’a kul-luktan vazgeçmemek zorundadırlar. İmtihanlarının her bir kademesinde Allah’ın istediği gibi davranmaktan vazgeçmemek zorundadırlar.